24 Temmuz 2009 Cuma

açık radyo günlüğü 11 ( 20 - 24 temmuz 2009)

akıl fikir - 20.07.09 pzt

Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç

ırak ve afganistan'dan patlama çatlama haberleri

bu haberler çıkınca benim aklıma hep susurluk sonrası ortaya çıkan düğün
fotoğrafları geliyor, aranan simalar ile devlet görevlilerinin düğünlerde
"çıkkıdı, çıkkıdı" oynadığı fotoğraflar vardı ya, işte onlar, avi, yarsav
başkanının bir sanık ile yemekte keyfe ederken çekilmiş görüntüleri üzerine
(ertosun (hakimler ve savcılar yüksek kurulu), emin ali ağaoğlu (yarsav) ve
engin aydın (ergenekon sanığı)

gevşek ve yampik çalışan adalet mekanizması contaları, avi, ölümcül bir
hastalığı olmasına rağmen cumhurbaşkanı tarafından tedavisinin hapishane
dışında yapılmasına izin verilmeyen mahkumun hayatını kaybetmesi üzerine

özdemir sabancı, ali suat ertosun, mustafa duyar, nuri ve vedat ergin,
afyon cezaevi, 15 şubat, isyan, infaz, hüseyin kocadağ, veli küçük, can
dündar, milliyet, doğan medya, yandı bitti küll olduuuu (yorum bana ait)

infaz ihalesi de ne yaa (??), karagümrük çetesinin afyon'a nakil edilmesi,
sedat ergin'in veli abisi veli küçük, nizamettin dal'ın uşak cezaevi'nde
işkence sonucu öldürülmesi, hakimler ve savcılar yüksek kurulunun şu anki
başkanı ali suat ertosun (hikmet-i hüda'dan sual olunmaz (bu yorum da bana
ait hocam))


adaletin solduğu akşamlar, ömer abi, tüm bu ilişkiler, onlar bunlar olurken
"bir kısım" medyada bu konular ile ilgili tık yok

fadime şahin buhar oldu haberi, müslüm gündüz'ün metresi "fadime şahin",
balçiçek pamir'in haberi bu "fadime şahin buhar oldu", bütün bilgileri
silinmiş, sanki hiç "yaşamamış" olan fadime şahin, yaa şimdi "1984"ü
anmanın tam zamanıdır be abi (bu yorum da bendenize ait, lan ne çok çenen
düştü senin de be oğlum)
, 1995'te aksaray'da konsomatris olarak görev
yaptığı iddia edilen sır ve kadem "fadime şahin (yorum elbette bana ait,
"sır ve kadem" yorumu")


hanefi avcı'nın açıklamaları,

tabur'da toplu mezar iddiası, şemdinli'de 12 korucuyu öldürüp tabur'a
gömdüler iddiası

Pazartesi - Ali Bilge'yle Ekonomi Politik

yüksek askeri şura ile hakimler savcılar yüksek kurulunun "garip" işlevi,
anayasamız 125. madedeki cumhurbaşkanı, yüksek askeri şura ve hsyk
işlemleri nedeni ile yargılanamazlar maddesi,

yargıdaki susurluk, yargıdaki ergenekon

yargılanmadan muaf böyle bir kurum, bir iç devlet galerisi gibi 27 yıldır
işlevini devam ettiriyor

adalet bakanı hikmet sami türk, tutuk evleri genel müdürü ali suat ertosun
iken gerçekleşen "hayata dönüş" operasyonu

ankara kent oteli toplantıları

yaş'ın "gizli" tüzüğü, buna ulaşılamıyor, ben generallere de sordum aynı
cevabı aldım, yaş tüzüğü gizli

mustafa balbay'ın günlüklerinde de bahsedilen 2002 yılında abdullah gül'ün
başbakan olarak ilk kez katıldığı yaş sırasında gündeme madde sokmak
istemesi, askerlerin "huoop hemşerim, hayırdır" cevapları ve günlüklerde de
aynen belirtilen generallerin başbakana hitaben "sen 27 mayıs'ın intikamını
almak istiyorsun ama sana bunu yedirmeyiz, bilesin" tandanslı atışmalar

bu ülkede üç şekilde iş yapılıyor, doğru yol, yanlış yol ve askeri yol,
demokratikleşme adımlarımızı doğru atarak bu 3. yoldan kurtulmak
durumundayız

yaş toplantıları 1 - 4 ağustos tarihleri arasında gerçekleşiyor, hsyk ise
haziran ayı içerisinde kararlarını açıklıyor

ömer oğuz'un taraf gazetesinde başlayan yazı dizisi, doğu anadoluda
yaşananları doğu anadolular anlatıyor

darbeye karşı 70 milyon adım eylemi sırasında taşınmakta olan "diyarbakır
suçluları yargılansın" pankartının içeriğini öğrenince eylemden habersiz
oldukları halde 30 sene öncesinin sızısını hala içinde hisseden pek çok
diyarbakırlının yürüyüşe katılması, (ben bu olayı hem hasan cemal'in
"kürtler" kitabı
ndan hem de şimdi yönetmeninin adını harıtrlamadağım ama
documentarist 2 kapsamında boğaziçi natuk baykan salonunda hem belgeseli
hem de cezaevlerinde o dönem bulunanların söyleyişini izlediğim "5 nolu
cezaevi"
belgeselinden biliyorum hocam)


16 yıldır cezaevinde yatan kan kanseri samet çelik, her gün 15 tl tutarında
meyve tüketmesi gerekliliği, abisinin "bunu karşılayacak maddi gücümüz yok"
ifadesi

adalet heykelinin gözü açık, şalvarlı ve ay yıldızlı protipini hayatımıza
"biz de böyle gardaş" diyerek sokan belediye başkanı (aa, bu neymiş lan,
ben ilk defa duyuyorum)


i want to break free (yırtıp gitmek istiyorum) - queen, brian may'in doğum
günü hasebi ile

Sportaküs - Alp Ulagay ve Şebnem Kürşat / Bir amatör spor programı

zeynepgül ene (aaaaa) konuğumuz, futbol federasyonu herkes için futbol
okullarında yetkili kendisi, eskiden rahmetli gündüz tekin onay ülke
çapında araştırma yapardı futbol için, 5 - 15 temmuz arası ilk seçmeler
gerçekleşti, trabzon'da kızlar için bir futbol köyü yapıldı, sinop'ta da
kızlar için, malatya ve sakarya'da da erkekler için futbol köyü yapıldı

tff b ya da uefa b lisansı olan antrenörler,

bu kamp uygulaması 2007'den beri devam ediyor,

where do children play - cat stevens

çocuklar 12 yaşında, ilk günü bir çoğu ailelerinden ayrı kaldıkları için
ağlıyorlar, kamp bittiğiğnde ise (9 gün sonra) geri döndükleri için
ağlıyorlar, ilk yıldan beri destekçimiz ülker, ailelerinin çocuklara "amman
kendini göster, kendini geliştir" "maalesef" baskısı, ilk sene van'da proje
lideri idim, adıyaman'lı bir çocuğa "burda en çok neyi sevdin?" diye
sorduğumda "abla" dedi, "burda hergün değişik yemek yiyoruz, en çok onu
sevdim"
diye yanıt verdi

psikodrama yöntemi ile çocuklara oyunlarla verilen eğitimler, köy futbol
ile dolu ama gençlik geliştirmenin 20 temel ilkesini de orada uyguluyoruz,
çocukların iyi insan, iyi vatandaş, iyi birey olması amacımız var, iyi
futbolcu olmak bunlardan sonra geliyor bizim için

futbol köylerimize katılan 5 çocuğumuz u15 milli takımına seçildi ki bu çok
sevindirici, futbol köylerine konuk olan ogün temizkanoğlu, rıdvan dilmen
ve hakan arıkan

trabzon bölgesinde futbol okulu için başvuranların %40'ı kız çocuklarımız,
orda hem yetenekli hem de futbol oynamaya isteki çok kızımız var, geçen
sene 750 civarı olan lisanslı bayan sporcu sayımız bu sene 5.000'e çıktı
ama 35 mio kadın nüfusu olan bir ülke için bu hala komik bir rakam, abd'de
şu an kızların üniversitede tercih ettikleri ilk spor futbol

(hocam, şebnem yok ya bugün, alp mail adresini vermeden kapattı programı)

Bir - Melda Keskin / İç Dünya - Dış Dünya

"ekim sapı devrimi" ve fukuoka, geçen ağustos'ta vefat etti, bir başka
japon buldum ve hala hayatta, kawaguchi yoshikazu'nun "beden ve toprak iki
ayrı şey değildir"
sözü, en azından kawaguchi ile bire bir görüşme imkanım
halen var, bir de steve reed var programıza konukta olan, (bu kişiden bizim
gizem'de (altın nance) bahseder)
steve aikido (kelime anlamı sevgi yolu)
ile ilgileniyor, steve hem aikidocu hem de permakültür uzmanı

"attractive force" (çekim gücü) başlıklı yazısı steve reed'in üniversite
sitesinden yayınladığı, ilk ilke "her şey her şeyle bağlıdır" perma
kültürde, ikincisi "bir şey sadece bir işlev için değildir, alternatif
faydalanma yolları da vardır"

steve'in asıl gayesi aslen "tüm dünyayı tasarlamak" ama işe kendinden kendi
çevresinden başlamış, şimdi sıra "tüm fransa'yı tasarlama"ya gelmiş,
ağustos ayında bir festival yapılacak bunun için,

bedenin kendisi, iç enerji (yaşam enerjisi), aikido kuralları, asla
karşındakinin gözünün içine bakma (öfkeye kapılıp hareket edince yapman gerekeni yapamama
ihtimali var çünki),

cycle song - david darling ve ekibi, çello çalıyor kendisi, ve şahsen
tanıdığım biri

david darling ile ilk kez 13 - 14 sene önce isviçrede bir fetivalde, "tek
dünya" festivali
nde tanımış ve açık alnı, arkaya taralı saçları nedeniyle
kendisini balinaya benzetmiştim, işin tuhafı o da balinalar ile ilgiliydi
hatta zamanında tekne ile açılmış, su altına alet edavat koymuşlar ve
balinalara o çello çalmış, balinalar da ona eşlik etmiş, düet yapmışlar
yani, o kayıtları bana o zaman dinletmişti ve sonunda nutkumuz
tutulduğundan alkışlayacak bile dermanımız kalmamıştı (bu anekdotu da
kaydettin hocam, lan oğlum, sen fena adam değilsin galiba lan)


doğa hiçbir zaman durmuyor ya da başlamıyor, doğa her zaman belli bir akış
içinde

attractive force, in roko in pen yen (japoncası imiş bu),

buldozerler inşa etmektense mıknatıslar oluşturalım diyor steve (reed),
beden ve toprak iki ayrı şey değildir diyen kawaguchi (body and earth are
not two (japoncası da söylendi ama alamadım onu, bul ama sonra hocam,
atlama))


"bizim" kawaguchi, 1975'te yayınlanan "ekim sapı devrimi"ni okuduktan sonra
bizatihi denemiş yöntemleri ve resmen 10 sene fiyasko yaşamış, toprağı
sürme, gübrelemeden, yabani otları ayıklamadan ve kimyasal kullanmadan
sonunda tarım yapmayı, "hiçbir şey yapmama" tarımından ürün almayı
başarmış,

10.000 yılın insanları besleyen tarımı ile son 50 yılın tarımı arasındaki fark

döngüler albümünden cycle one, namaste

sadamuchi kato,

birprogrami@yahoo.com

Adeta Dörtnala - Emin Mahir Başdoğan / Atlar, atçılar, atlılar...

at'a ilk kez çocukken ada'da rastladım, şov jumping, zekeriyaköy'deki
göçmen çiftliği (gökmen ranch), at binmek, her hafta maslağa kaçıp at
seyretmek, at işinde pazartesi gününün tatil olması, ata binebilmek, sade
binmekte değil at'ın yanında ahırda olabilmek, deresaj, şuv jumping,
endurance,

konuğum hakan hoca, zekeriyaköyde at ile sokağa çıktığımızda
karşılaştığımız "ejderha gelmiş" davranışı, dinozor görmüş edası, mesele
atçılığı yaymada, at işi ile uğraşan insanların -ben de dahil-
becerisksizliği de diyebiliriz,

tjk'nın apprante, pony okulları

binicilik federasyonu sporu yaymada yetersiz, her federasyon kendi sporu
ile ilgili yaz okulu açıyor ama bizim federasyonumuz da bu yok

a kategori yarışlara katılan benim de ustam olan yarışçıların sayısı
türkiye'de 20 hadi fazla söyleyelim 50'dir en fazla

belçika'nın bir köyündeki yarışta 300 at vardı, düşünün aradaki farkı, konu
onların daha becerikli olması değil onların at ile birlikte yaşama
kültürlerine sahip olmaları

my way - elvis presley

talebeler at'a bindiklerinde şuurlarını kaybediyorlar, sanki beyin ölümü
gerçekleşiyor, o anda ya biraz sert çıkmak ya da bir espri yapmak
gerekiyor,

at ağır mı, gidici mi, sağ'ı mı iyi solu mu iyi hiç bilgim yok ama mirço ne
olacak bin hadi dedi ve ilk kros yarışımı bulgaristan'da o şekilde yaptım

Yolgeçen - Rahmi Öğdül / Hayatî ve kitabî patikaların kesiştiği yol
ağızlarında ayaküstü konuşmalar

bu hafta da tek başımayım, tatil üzerine konuşacak ve bol bol müzik
dinleteceğim, muzaffer dionyssoos mietzche, iş zamanı, çalışma zamanı,
koyunlar kuzuladığı zamanlar doğanlar, döngüsel zamanın kırılması, çizgisel
zaman yani saat zamanı, saat zamanı da, tatil de kapitalizmin bir icadıdır,
bizden gasp edilen zamanı ele geçirmek için tatilleri bekliyoruz

indian summer the doors

zaman savaşları, iş saati, tatil süresi için başından beri süregelen
mücadelei tim is money (vakit nakittir) düsturu, ertelenen arzuların,
hislerin, hazların şimdi ve burda yapılacağı alan, tatil,


holiday in the sun - sex pistols

kapitalist yaşam sisteminde ütopik bir zaman dilimi, tatil, kıyıda durup
soluklanabileceğimiz bir zaman dilimi, adorno ve horkheichmer'ın "boş
zaman" üzerine yazdıkları,
"after image" kavramı, tatilde bile peşimizi
bırakmayan artçı imgeler, iş hayatı aslında tatilde de devam ediyor, asıl !
zaman tatilde de bizi rahatsız etmeye devam ediyor,

passenger - iggy pop

"umut ilkesi"nin yazarı blömm, iletişimden çıkmıştı kitap, "hymad" ya da
anavatan kavramının zaman kavramı ile ilişkisi, yosunluğun, yabancılaşmanın
bir varoluş "çocukluk",

hep eksik kalan varlık "insan", "hymad" bu eksikliğin giderileceği bir yer,
aynı "tatil"den de beklendiği gibi, "var" hale gelebilmek kendini
gerçekleştirmek demek, tatil'den de beklenen bu ama çoğu zaman yaşanan
hayal kırıklığı oluyor,

fransız devrimi sırasında grupların çatılara çıkıp duvar saatlerine ateş
etmeleri, zamanı ele geçirme mücadelesi, brezilya yerlilerin saatlere ateş
etmeleri, sayışallaştırılması mümkün olmayan "deneyim zamanı",

dünyayı tatile dönüştürecek muzaffer bir dionysos olarak geliyorum, fazla
zamanım yok diyen bir mektubunda nietzche

perfect day - lou reed ve velvet underground

tatil mekanları, favori olanlar, medyadan "dehşetle" izlediğimiz ilişkiler,
ikoncanlar

edebiyat ile yazı ile mekan kullanımı arasında doğrudan bir ilişki var, yer
söylencesi
, göller bölgesi ozanları ingiltere, eşşek sırtında dere tepe
aşıp bodruma ulaşan cevat şakir ..., halikarnas balıkçısı olarak nam
salması, bodrum'u anlatması ve bugünkü bodrum, yer söylencesi

drive - r.e.m (bu şarkının hastasıyımdır ben be hocam)

yerlerin tüketilmesi

... Söz Küçüğün - İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi /
Bir çocuk hakları programı


konumuz çocuklara yönelik cinsel istismar, dç dr figen şahin konuğumuz,
çocuk istismarı ve ihmalini önleme derneği başkanı ve gazi üniversitesinde
hekim kendisi, istismar yokmuş gibi davranmak, adli sürece bildirilmeyen
istismarlar,

akıl fikir - 21.07.09 salı

Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç

no milks today - hermens hermitts

derecik taburundaki katliam ve toplu mezar iddiası, eski milletvekili
mahmut geylani'nin 11 sene önce bu konuda meclise soru önergesi verdiğini
ve aynı dönem bir astsubayın kendisini arayarak tüm bildiklerini açıklamaya
hazır olduğunu ilettiğini söylemesi

Salı - Ahmet İnsel'le Ufuk Turu

türkiye'nin kosiga'sı (???) demirel

serkan dadak ve özay özer 09.30 - 10.00 kuşağında konuklarımız olacak, g8
öncesi 100 kadar dağcının yaptığı tırmanış içinde yer almıştı kendileri

reggae festivali ayağı ile viyana'dan minibüs kiralayıp 3 grup halinde
italya'ya giriş yaptık, herkes kendi termik santralini seçti ve
işgallerimizi gerçekleştirdik, dünyanın her köşesinden arkadaşımız vardı,
porte torle'deki santralin bacasını boyamak için giden 6 kişilik bir
tırmanıcı ekibi idik biz, güney amerika'dan da bizim gruba katılan birkaç
arkadaş vardı, biz kavun götürdük yanımızda, domates götrüdük, serkan
trompet getirdi
, ya 2 haftadır çalıyorum aslında ve iyi bir pratik imkanı
olur diye düşündüm, kimse küfretmedi mi peki, avi / yoo, aksine çok keyifli
geçti, biz bulunduğumuz yerin 80 metre aşağısına inip boya yapıyorduk, ipte
her zaman 3 kişi bulunuyordu, bir harfi boyama işi ile uğraşıyorsunuz işte,
nevalemiz nedeni ile diğer ülke ekipler bizimle hayli dalga geçti, onlar
konserve felan getirmiş

coal kills, carbon kills yazdık ama g8 kills yazacaktık ama ona zamanımız
yetmedi

gece nöbetleri de tuttuk, polis gece projektör tutuyor üzerimize, biz de
kafa kasklarımızla yanıt veriyoruz işte

santral enel grubuna ait, italyanın en büyük enerji kuruluşu, sıfır emisyon
sloganları var, nasıl sıfır emisyon olabiliyorsa, toplamda 100 kişiydik, 4
termik santral ile 1 kömür yüklü kargo gemisini bloke ettik greenpeace
olarak

biz de guardian ve independent'den takip ettik der ömer abi, eylem italyan
medyasında da geniş yer bulmuş

gözaltına alındık ama sınırdışı edilmedik, 3 maddeden dava da edildik
italya'da, greenpeace avukatları takip edecek davayı, ama biz kanuna aykırı
bir şey yaptığımıza inanmıyoruz, sağlıklı bir çevrede yaşamak en temel
hakkımız sonuçta ve bu eylem buna dikkat çekilmesi için yapılan bir eylem,

1990'dan bu yana baktığımızda % 119 oranında arttırmış türkiye karbon
emisyonunu
ki bu dünya rekoru, kopenhag'da türkiye mutlaka başbakanlık
düzeyinde teslim edilmeli, 6 - 19 aralık tarihleri arasında düzenlenecek
kopenhag konferansı

kopenhag'a kadar daha çıkılacak çok baca, çok eylem var, 24 ekim'de de
350.org'un eylemleri olacak kuzey kore hariç dünyanın her köşesinde

peace train - cat stevens, 1948'de bugün doğması sebebi ile mp4 fm02

Deniz Aşırı - Deniz Pak / Bozcaadalılar, adaya yolu düşenler ve adanın
kıyısına vuranlar...

konuğumuz martin vasquez, çevirmenimiz de sibel güler, el aranque grubu,
tango formları, arjantin stili, ispanya stili

ayrıca ramiro gasho quintet grupları da var,

"can you say, "fakir" " martin vasquez (adam latino kardeşim, şiş kebaptan
önce türkçe "fakir" demeyi öğrenir bittabi)

el sur - ramiro gasho quintet mp4 fm03

sera una noche - ....,

denizpak@akvaryumbozcaada.com

Manolya - Yağmur Taylan ve Durul Taylan / Sinemalı müzik programı

god speed you black emperor dinlettik size

east hustings - god speed you black emperor, 28 gün sonra soundtrack, dany
boyle idi filmin yönetmeni

Son Buzul Erimeden - Levent Kurnaz / Küresel iklim değişikliğinin bilimsel
gerçekleri üzerine

bu sefer doğru söyleyeceğim, 21 temmuz salı

berna ve hamza bizim ile bugün, 3 dereceye değineceğiz bugün, 1 derece
2025'de 450
ppm, 2 derece 2050'de 550 ppm, 3 derece 2075 gibi ulaşacağız
650
ppm olacak yaklaşık co2 miktarı

kleosin denen bir zaman, 3 milyon yıl önceye uzanan bir zaman dilimi
anaşılmalı, neokleosin, 3 milyon sene önce, kleosin dönemde dünya coğrafyası
bugünküne her anlamada çok benzer idi, önümüzü görmek için geçmişe, kleosine
bakmamız gerekiyor diyebiliriz sonuçta, kleosinde antarktika'da buzul yok,
kayın ormanları var
ve sıcaklık bugünkünden 3 derece daha sıcak idi,

titanik kazası da aslen el nino'nun bir sonucu, değişen rüzgarlar
buzulların yerini değiştiriyor çünkü

3 derecede el nino dünya için kalıcı olacak, sürekli el nino olacak, el
nino peru kıyısındaki okyanus sularının ısınması demek temel anlamda,
dipten soğuk akıntı gelmemesi demek başka bir deyişle, el nino dünyanın
tamamının iklimini değiştiren bir şey
, iki yerde dünyada kuraklık ve orman
yangınları görülür el nino yükseldiği zamanlarda biri amazon, biri
okyanusun diğer tarafındaki papua yeni gine

yapılan modellemelerde bitki örtüsünün değişeceği hesaba katılmıyor,
simulasyonlarda bitki örtüsü de değişecek şekilde hesaba katılır ise tüm
modeller için 250 ppm daha fazla co2 olacak manasına geliyor

tüm bu bize göre "felaket senaryoları" aslında çok iyimser tahminler,

şubat ayında melbourne 45 derece sıcaklığı gördü ve çalı yangınları vsr
yanı sıra 250 kişi öldü, 2070'de de bu seyir devam ederse 30 derece üstü
günlerin avustralya'da günümüzdekinden 7 kar fazla olacağı öngörülüyor

büyük kasırgalar (saatte 119 km düşük yani 1 kategori kasırga), 250 km 5.
kategori kasırga) 70'lerde 3, 80'lerde 3, 90'larda 2 iken 2000'lerde (daha
1 senemiz de var) 8 tane olmuş

katrina, new orleans, 2 saat, 80 milyar dolar hasar

new york 3 metre yükseklikte denizden, 5 kategori kasırgada 7 metre
yükseliyor deniz ve hesaplamalara göre 2080 sonrası her 4 senede bir new
york tamamen sular altında kalacak

hindistan, indus vadisi,


akıl fikir - 22.07.09 çrş

Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç

giresun sular altında, taşan dereler, sokaklar içerisinde yüzen araba
görüntüleri, bazı arabalar karadenize kaymış

2030 yılında kuzey kutbunda buzul kalmayacak açıklamasını yapmış
greenpeace
, daha önceki bilimsel araştırmalar bu sürecin çok daha sonra
gerçekleşeceği yönünde idi

rajenda pacauiri, nobel ödüllü ipss başkanı, 2015'e kadar carbon
emisyonları düşürülmez ise çok büyük felaketlerin yaşanmaya başlayacağı
uyarısında bulunmuş

senagal'de küresel ısınma sahili yutuyor haberi

kenya'da açlık fotoğrafları el cezire'nin yayınladığı, su bulmak için
kilometrelerce yürümek gerekmekte kenya'da

rize'nin fındıklı ilçesinde yeni bir hes projesi, yöre insanlarının
"dereler özgür akacak" sloganlı radikal'de de değinilen gösterisi

global witness derneğinin açıklaması, demokratik kongo cumhuriyetinde sürüp
giden kan banyosunun finansmanı batılı maden şirketlerinden gelmekte imiş,
karşılığında ne alıyormuş peki madenciler, elmas, koltan vsr, koltan ne
biliyor musun, eğer o olmazsa cep telefonun, bigisayarın falan bir işe
yaramaz, ömer abi/ seninki de,avi, zaten sırf benim cep telefonum,
bilgisayarım söz konusu olsa mesele yok abi, umursamazlar, çoğul olması,
ucunda kazanç olması bu sorunu yaratıyor, avi

26 yıl önce idam edilen mehmet kanbur'un infazdan önce eşine yazmış olduğu
"değerli karıcığım" hitabı ile başlayan eşi zeynep kanbur'a teslim edilmiş,
mesele bu teslimin dün gerçekleşmesi, mektubu almak için fransa'dan gelen
zeynep hanım "mehmet'i tekrar görmüş gibi oldum" demiş "

şamil tayyar, hsyk'nın ergenekon savcılarını işten el çektirme hazırlığında
olduğunu ilk ortaya çıkaran star gazetesi muhabiri konu hakkında yeni
gelişmeleri gazetesinde yazmış

taburdaki çöplükten kemikler çıktı haberi, derecik taburunda toplu mezar
haberinin devamı, sabah muhabiri abdullah şimşek'in o dönem er olarak
ilgili taburda görev yapan gizli tanık ile görüşmesi ve tanığın "15 yıldır
o görüntüleri unutamadım" ifadesi
, bu olayı herkes biliyordu zaten diyen
esat canan, hatta o dönem cumhurbaşkanı olan süleyman demirel'e de konuyu
iletmiş, demirel'in cevabı "devletimiz insan öldürmez" olmuş (hocam, bu
arada ömer abi de enfes demirel taklidi yapıyormuş, onu da tecrübe etmiş
olduk),
"bana demirel yalan söylüyor dedirtemezsin avi", ömer abi

Çarşamba - Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder'le Sosyal Politika Forumundan

şili, brezilya ve mısır'ı dolaştın ayşe, ufak bir sosyal politika dünya
turu da yaptın sayılır

islami sadaka gelenekleri olmayan batı'da yaşanan dayanışma zorluğu, ilk
durağım mısır idi, mısır dayanışma bakanlığı ile görüştüm, sadaka sosyal
yardım çelişkisi
, vatandaşlık geliri, mısır devlet yetkililerinin bu konuya
duyarlı olması "darısı bizimkilerinn başına" der ayşe hanım,

demokratikleşen güney amerika ülkeleri; ortadoğu'nun aksine, hem güney
amerika'da sadaka kültürünü sahiplenen "dinci" baskı, o yöne kayma tehdidi
de yok, şili devlet başkanının ispanyolca yaptığı konuşmada ingilizce
olarak "democracy has to deliver" ifadesini kullanması, başkan bayan
olduğundan üstüne bastıra bastıra "la presidanta" diyorlar kendisine
şili'de, (aa, allende babası diyor ömer abi, hatta kendisi de vakti
zamanıda abd destekli darbede işkenceden geçmiş, ona ben bir eğileyim evde
hocam)

la presidanta hem tıp tahsili görmüş hem de harp akademisine gitmiş,
cumhurbaşkanı olmadan önce de hem sağlık hem de savunma bakanlığında görev
yapmış, katolik şili'de agnostik olduğunu ifade eden üstelik boşanmış bir
la presidanta var, bunu bir de türkiye'ye uyarladığımızı düşünebiliyor
musunuz,

halkını insan yerine koyup ne olduğunu açıkça ifade eden ve halkı
tarafından da anlayışla karşılanan la presidanta


ekonomi piyasaya, toplum da ekonomiye bırakılamaz dedi la presidanta ki çok
hoşuma gitti bu ifade, umarım ülkemde de bunu duyarım, ayşe hanım / iyi
demiş, ağzına sağlık
, ömer abi

şili 50. sırada bm insan gelişmişlik derecelendirmesinde, biz 84. sıradayız,
milli gelirimiz ise şili ile aynı

bm kalkınma programı, milli gelir ile insani gelişmişlik korelasyonunu da
açıklıyor, bu korelasyonda türkiye "-18" durumda iken şili "+15", (yani
türkiye zengin ama maganda, şili fakir ama insan, yorum bana ait hocam)

gelir bölüşümü ise şili'de türkiye'den daha bozuk ama tüm güney amerika'da
bu durum gözlenebiliyor

uluslararası siyaset bilimi derneği tarafından düzenlendi bu büyük ebattaki
konferans, vatandaşlık geliri konulu panel de düzenlendi orada, eduardo
siplicy
, vatandaşlık geliri fikrini ortaya atan ve hararetle savunan, ayşe
hanıma da ben türkiyeye gelirsem herkesi ikna ederim diyen bürokrat, köleliği
kaldırmak
, genel oy hakkı nasıl demokraside iki "çağ atlatan" gelişme ise bu yüzyıl için de "vatandaşlık geliri" aynı misyonu
üstlenecek demiş,

carol faithman, vatandaşlık geliri paneli'nin bu konferansta gerçekleşmesini
sağlayan kişi, genel oy hakkı ilk ortaya atıldığında bunun deli saçması bir
fikir olarak görüldüğünü hatırlatmış, ömer abi de aynı şeyin "kölelik
kaldırılsın" dendiğinde de yaşandığını hatırlatıyor

siplicy'nin lula'yı ikna edip kademeli "voice of familia" kanunu
brezilya'da geçirmesi

-----------

"son kumsal" belgeseli, rüya arzu köksal ve aydın kudu tarafından
gerçekleştirilen, o belgeselde de bunun öngörüldüğünü belirtiyor ömer abi
giresun ve sel fotoğraflarını yorumlarken

ertuğrul mavioğlu'nun radikal'de yayınlanan ayrıntılı jitem ve icraatları
haberi

tmob'un araştırmasına göre türkiye toplam uzunluğu en kısa olmasına rağmen en çok kaza
yaşanan demiryollarına sahipmiş, avi / neden o, ömer abi/ çünkü
demiryollarının % 41,5'u cumhuriyet ilanından önce yapılmış abi, avi/ ben
gene anlamadım, ömer abi/ konu uzmanı değilim ama bence bunun sebebi
"dandik" olması olabilir
, bundan daha kaliteli bir ifade bulamadım, avi /
dandik devlet diyorsun yani, ömer abi / hayır, dandik demiryolu diyorum,
avi

independent, nick clark haberi, ryan air, low cost biletlerde uçuş
sayısından indirime gideceği haberi, bunda bir kandırmaca var ama, biri
"küresel ısınma var diye bir avuç bilim adamı açıklama yapıyor diye niye
onlara inanacakmışız, nefes alma problemi var olsa olsa, madem sorun var
diyorlar o zaman çıkıp insanları vursunlar" demişti, kimdi bu ryan air gene
müdürü ... o'leary, şimdi bir de utanmadan petrole ufak bir vergi geldi,
kazancım azaldı diye "eylem yapıyor

hürriyet'in "gireSUn" başlığı ile giresun ve sel haberini vermesi

Açık Yeşil - Ümit Şahin ve Ömer Madra / Hayatın, politikanın ve sokağın
çevre-ekoloji gündemi

giresun'da sel, taraf gazetesindeki giresun fotoğrafları, artvin'deki selin
yıkılan bentlere indirgenmesi

ingiltere'nin önerdiği gelişmiş ülkeler karbon emisyonlarını %80 azaltsın,
gelişmekte olan ülkeler %40 ama gelişmiş ülkler karbon emisyonu hakkı satın
alıp gelişmekte olan ülkelere yönlendirsin önerisinin nasıl bir kandırmaca
olduğuu ayrıntılı şekilde ortaya döken george monbiot yazısı
realclimate.org'da g8kararlarının nasıl uydurkuk olduğuna dair çıkan
yorum, siteyi ciddi iklim bilimciler hazırlıyor,

climate justice action oluşumunun kopenhag'da istediğimiz kararlar alınmaz
ise zirveyi en az 15.000 kişi ile basacağız açıklaması, haber guardian'da
çıkmış

apocalyptic (kıyametçi) söylemden ben de usandım ama bundan kaçınmanın da
imkanı yok

its not easy been green - van morrison

global humanitarian forum küresel ısınma nedeniyle ölümlerin arttığın
açıklamış

fındıklı'da yapılması planlanan hes nedeniyle direnişe geçen yöre halkı

Metropolitika - Aysim Türkmen ve Korhan Gümüş / Kent ve kentlilik üzerine
tartışmalar

ali akay konuğumuz, sosyolog ve küratör, entellektüel sanat, kamusal alana
çıkma meselesi, resmi sanat, piyasa sanatı,

van dü, aksanat'ta da bir eserini sergilemiştik, kendisi bir bienal
sanatçısı, 3 ünlü kadın ayağının heykeli, people alıyor bakıyor içinde
people yok, 3 ünlü kadın var (kidman, spears,sbody) o da onların ayağının
heykelini yapıyor, people'a people ekliyor,

thima shirzon, isviçreli kendisi, isviçre eleştirisi yapıyor, anıtlar
yapıyor ama onun malzemesi mukavvalar,

bizde heykeller piyasa için değil ideolojik niyetler ile yaptırılıyor, eski
roma gibiyiz sanki, genç roma'da halk imparatorluğun kudretini idrak etsin
diye her yana sezar heykelleri konurdu

ilhan koman, kuzgun acar, alaş,

türkiye'deki kamusal heykel meselesi,

sanat bir düşünce mekanizması tasarımn aksine, günümüzde yerel yöneticiler
sanata müdahale ediyor, örneğin eski kültür bakanı beşiktaş'taki fatih
heykeli için heykeltraş'a "atı şaha kalsın, kolu şu yöne baksın, büyüklüğü
şu kadar olsun" diyebiliyor

ayşe erkmen'in karaköy'deki heykeli ve heykelin başına gelenler

galatasaray'daki şadi çelik'in cumhuriyetin 50. yılı anısına yapmış olduğu
çelik borular, taksim meydanı'ndaki kano ika'nın (???) yapmış olduğu anıt

işin güzeli şadi çalık'ın heykeli galatasaray meydanında iken, öğrencisi
ayşe erkmen'in heykeli karaköy'de, çok hoş bir tesadüf

resim ve heykel müzesinde bugün çok güzel bir sergi başlıyor, kimse
kaçırmasın derim,

kadro dergisi, burhan belge, vedat nedim tör'ün yazıları, dergah dergisi,

deep purple

traji trafikten beşeri trafiğe

ali çavdar konuğumuz kocaeli üni'den, trafik akış hızı, genel araç kullanma
hızı, sabah 07.00, 09.00 - akşam 17:30, 19.30de bir tıkanma yaşanıyor,
sabırsızlık, yakın takip, ani şerit değiştirme, arkadan çarpmaların genel
kazalardaki oranı % 18, 20 olarak ölçülmüş hocamızın da içinde bulunduğu
akademisyenlerin yaptığı bir çalışmada,

boş akış

Sosyal Hareketler Gündemi - Atilla Aydemir ve Seçil Türkkan / Sosyal
hareketler ve sivil toplum kuruluşları

yeşim yasin bizimle birlikte bu hafta da geçen hafta olduğu gibi kot
kumlama işçileri dayanışma komitesinden
, geçen hafta işçilerden abdulhalim
bey de bizimle birlikte idi ama bu hafta katılamadı kendisi, silikosis ve
kot kumlamanın bağıntısı 2005 yılında ortaya çıktı ilk kez,

amnemnez, hastalığın hikayesi, yaklaşık 10.000 kişi faaliyet gösteriyor kot
kumlama işinde,

metin akgün, erzurum atatürk üni, 2008'de silikosis'in epidemik olduğunu
belirtti ve dayanışma komitesi kuruldu, gönüllü avukatlar, işyeri tespit
davası
, tüik'e göre %47 oranındaki enformel sektör işyerleri,

bebila beto (haydi gel şimdi) - kardeş türküler, komiteye destek
vermiş sanatçılar arasında idi kardeş türkülerdi, türkü erkan'ın seçimi

komite haziran 2008'de kuruldu ve komite kurulduğu günden beri hayli etkin,
kamuoyu tepkisi oluşturmayı hedefliyoruz öncelikle, meclise gittik, sabahat
tuncel, ufuk uras ve çetin soysal ile görüştük, yusuf coşkun akp bingöl
milletvekili bizi kendisi arayarak komiteye destek vermek istediğini
iletti, çalışma bakanı ile görüşemedik ama yardımcıları ile verimli bir
görüşme yaptık

silikosis hastalarının sigortalı olup olmamalarına bakılmaksızın her türlü
sağlık giderlerinin karşılanması, sorumluların mutlaka cezalandırılması
gerekiyor

kotiscileri.org sitesinden imza vererek bize destek verebilir destek vermek
isteyenler,

akıl fikir - 23.07.09 prş


açık gaste

radikal'dan "jitem cinayetleri itina ile örtbas edilir haberi ertuğrul
mavioğlu'ndan, "kırmızı pazartesiler" romanında olduğu gibi gabriel garcia
marquez'in
şerhini de ekliyor ömer abi, cinayetlerin sorumlusu da
soruşturanı da aynı kişi, albay cemal temizöz, hayat mı sanatı, sanat mı
hayatı takip eder
mim'ini de avi ekliyor, ömer abinin "kırmızı
pazartesiler" pasını göğsü ile yumuşatarak sol açık'a göndemiş oluyor
böylece,

Milâttan Önce, Milâttan Sonra - Nermin Bayçın / Arkeolojinin seyir
defterinde geçmişten günümüze yolculuklar..

konuğum nezih başgelen, arkeolog kendisi ve arkeoloji ve sanat yayınlarının
kurucularından, açık radyo'nun da bugün doğum günü ayrıca (hadi be, abi
olmaz ki ya, vay canına)

70'li yıllarda, hürriyet'te çetin emeç'in yanında hem redaksiyon yapıyor
hem de bulmaca hazırlıyordum, bana hatırı sayılır bir gelir de getiriyordu,
yine o dönemde türkiye'yi dolaşma imkanım da oldu

77 ağustos'unda kollarımı sıvadım arkeoloji yayını çıkarmak için ama
inanılmaz zorluk yaşadım, jale inan ile bir batı anadolu gezisi yaptım,
stua'ları (heykel sanırım) araştırıyordu hocam, afrodizyaz'da kenan inan'a
konuk olduk ve selefke'ye geldi, perge kazıları,

sevgili halet hoca, halet canberk notları eve gönderirdi dönemin "özel"
koşulları nedeni ile ve biz sınavlar için okula gelirdik sadece, dergi
çıkarıcağım dediğimde önce ailem karşı çıktı, yayın işleri o dönemler
"netame"li idi çünki

77 aralık ve 78 ilk aylarında ilk provaları bitirebildik ve 78 nisan'ında
dergi çıktı ve ben destek beklerken inanılmaz anti tepkiler aldık
profesyonellerden ama halk çok destek verdi, kemalettin
tuğcu'nun kızı ile arkadaş idik ve o'da şevket rado'nun sekreteri idi ve
rado'nun desteği ile "arkeoloji ve sanat"ı dağıtma imkanı bulduk

24 ocak 1980 krizi, kağıt bulamadık, ofisi kapattık ama dergi çıktı, evde
dergiyi hazırlamaya başladık, ofisteki fazla malzemeyi müzeler derneğine
bağışladık, 1980'de milas'tan bir arkadaşım konağımız var ve boş,
durduğunuz kabahat deyince oraya taşıdık ofisi, 21 tane temel dizi
hazırladık dergide, her sayı için valiliğe gidiyoruz, sürekli kontrol,
sürekli izin, provayı önce veriyorsun dergiyi sonradan basıyorsun,

1982 yılı, çelik gülersoy'un desteği ve yayınevini kurduk,

ifrad ile tefrid arasında gitmek

biz daha hala yaşadığımız coğrafyanın bilincinde değiliz,

şimdiye kadar 1.000'e yakın çalışmayı hayata geçirmişiz, biz her tarafa da
gittik frankfurt'a da, tokyo'ya da, amerika'ya da, ama özellikle türkiye'nin her
köşesine gittik 30 sene içinde, talebelerin iyi ki varsınız, siz olmasanız
biz yayın bulamayacağız geri dönüşü bize güç veriyor, her sene kolilerce
kitap başlıyoruz okullara
, yeter ki okunsun, yeter ki o bilinç paylaşılsın,

bize gelen bir makale eğer intihal değilse en geç 6 ay içinde yayınlanıyor,
4 ayda bir çıkan, hakemli, dünya çapında saygın bir dergimiz var, dünyanın
her köşesinden tebrik alıyoruz, o bana çok büyük bir güç ve moral veriyor

beyoğlu'nda arkeopera'da "arkeoloji ve sanat", hem kültür merkezi olarak
işlevi var, her perşembe söyleşiler de var

www.arkeosanat.org'dan bu 30 yılın öyküsünü anlatan kitabımızı talpep
ederler ise not alıyoruz ve arkeopera'ya geldiklerinde kendilerine ücretsiz
olarak hediye ediyoruz

gitmeden açık radyo'nun da doğum gününü kutluyoruz

Hayal Tacirleri - Can Mindek, Mahir Ilgaz, Zeynep Özler / Türkiye - AB
İlişkileri

kıvanç atak konuğumuz iktisadi kalkınma vakfı'ndan ve konumuz ab ve tarım -
gıda güvenliği politikaları, monn 810 adlı gdo'nun 10 yıl daha
üretilebileceği kararını aldı ab, ve bu çok tepki aldı

binali yıldırım, ulaştırma bakanı, youtube türkiye temsilcileri ile görüştü

iki temele dayanıyor diyebiliriz ab'nin tarım politikaları felsefesi için, iktisadi
sürdürülebilirlik ve insan sağlığı


kırsal kalkınma planı hazırlığı var türkiye'de, sonbaharda taslak metnin
yayınlanması planlanıyor, ab'de tarımda görev yapan kadın nüfusu %5 iken
ülkemizde %25, bu nasıl dönüştürülecek, iç göç, bölgesel farklılık,

clerense underwater, can için çaldık, 12'sinde birliğine teslim olacak
kendisi

tarladan sofraya çiftlikten çatala gıda güvenliği felsefesi var ab'nin,
kokoreç meselesi, kokoreç için belli standartlara uyar ve sağlık
koşullarını yerine getirir iseniz hiçbir problem yok,

evsa (efsa ya da) ab gıda sağlığı ajansı, kargill, monsanto, mon810'a 10
yıl daha izin, fransa ve almanya'nın karşı çıkışı, ulusal biyogüvenlik yasa
tasarısı,

"ölüm tohumları" kitabı ....'ın, orda henry kissinger'ın bir sözüne atıf
yapıyor yazar, "petrolü kontrol ederseniz ülkeleri kontrol edersiniz,
gıdayı kontrol ederseniz insanları kontrol edersiniz" demiş kissinger


tarım ve köyişleri bakanlığının adının "tarım ve gıda" bakanlığı olması
tasarısı da var

"12 ağustos itibarı ile ben şanlı türk ordusuna hizmet edeceğim, ocak ayına
kadar kışlada olacağım, bu programda yer almama olanak sağlayan jak kohen
ve ömer madra ile tüm açık radyo ekibine çok teşekkür ederim" can (mindek)

haftaya ikv uzmanı arzu sarı ile birlikte olacağız ab ve sanayi konusu için

Eğitim Güncesi - Ayhan Erbay ve Soner Şimşek / Eğitim Sistemine bir bakış.

katsayıların kaldırılması, yök'ün fahiş harç zamları, veterinerlik 2.
öğretim harcı 1,250 tl iken 5.000 tl'ye çıkmış, yök başkanının bankalar ile
harç kredisi konusunda görüşmelerimiz devam ediyor açıklaması, koç 27.000 tl
imiş gelecek sene, sabancı 25.000 tl olarak açıkladı, ben boğaziçi'nde
okudum ve esnaf çocuğuyum boğaziçi fiyatları da bunlara yakın olur
sanırım, ben nasıl okuyacaktım, her sene öss sonrası "çobandı tıbbı
kazandı" haberleri çıkar tek tük, o çoban peki nasıl okuyacak

liselerde din hocası azlığı var, ilahiyat mezunları çünkü il milli eğitim
müdürlüklerinde yönetici olarak görev yapıyor, kontenjan arttırımı oldu
biliyorsunuz, ben inceledim ilahiyat'ın kontenjanı %141 arttrılmış, arap
dili ve edebiyatı kontenjanı bile çok yüksek oranda arttırılmış,
bu tip bölümleri normal lisans bölümlerini kazanamayanlar tercih ediyor,
sonra devlette görev alıp kurum içi geçiş yasasından faydalanıp başka bir
alana çoğunlukla da milli eğitim bakanlığına geçiş yapıyorlar

egitimguncesi@gmail.com

Hikâyenin Kadın Hali - Ayşe Gül, Çiğdem, Fulya, Ezgi, Özlem / Çoğu zaman
kadınlar, arasıra erkeklerle kadınlık ve erkeklik üzerine sohbetler

12 şubat 2009 tarihli programın tekrarı imiş, saat 15.41 oldu hocam,
sanırım bir son dakika durumu oldu bu, gelinmedi filan gibi

andy franco ile başladık

konumuz toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet izleme grubu, erkeklik
istisnai bir durumdur oluşumu


boğaziçi üni'den yağmur seven ve samsun'dan bir toplum gönüllüsü ali
karakaş
konuklarımız

samsun ve akçay'da düzenlenen toplumsal cinsiyet atölyeleri, farklı kentler
dolayısı ile farklı üniversitelerden 20'şer kişi katıldı bu atölyelere,
medya izlemeleri, şiir, roman, edebiyatta toplumsal cinsiyet izlemeleri,
şarkılarda toplumsal cinsiyetçi bakış olmasa nasıl olurdu düzenlemeleri,
film izlemeleri

boğaziçi kadın araştırmaları kulübü, herkes farklı herkes eşit kampanyası,

i am here for now - andy franco, bu sefer başka bir albümünden

erkeklik istisnai bir durumdur girişimi, sergi, toplumsal cinsiyet rol
modelleri, www.erkeklikistisnaibirdurumdur.com,
Evrenin Suyuna Giden Tasarım - Nurhan Keeler ve Nihal Saruhanlı /
Eko-Tasarım

hrant kalataş konuğumuz, alarko carrier pazarlama sorumlusu kendisi, lead
sertifikası
konuşuyoruz haftalardır ve gördük ki lead'in türkiye'deki tek
temsilcisi sizsiniz

ik akredite profesyoneliyim ben ama şu anda 18'e ulaştı sayımız, lead ile
kısıtlamayalım ama yeşil çevreye duyarlı binaya türkiye'de bir hayli ilgi
var,

69 idi taban puanı ama 100'e çıkarma planları var şu anda lead
sertifikasının

lead leadership and energy environmental design'ın kısaltılmasından oluşan
bir sertifikasyon, lead'e sahip olunca hayata bakışınız cimrileşiyor (abi
aklıma üzeyir garih geldi alarko denince ve içim ezildi lan, ne değerli
insanları ne ucuz şekilde yokedip ne kolay unutuyoruz anasını satim, hala
üzeyir garih'i kimlerin ne amaçla yok ettiği meçhul, hayret bir şey ya)

ilk yatırım maliyeti binanın, ömür boyu maliyeti daha ekonomiktir yeşil
binada, mimaride pasif tedbirler,

no more trouble - bob marley

amerikan yeşil bina konseyi, lead, öncesinde ingilizlerin bir sertifikasyon
sistemi vardı ki halen de vardır (brim dedi galiba adına), lead'in en fazla
yaygın olduğu ülkelerden biri de çin,

insanlarda yeşil bina bilinci oluşturmak, burtland raporu, bm
sürdürülebilirlik tanımı,

akıl fikir - 24.07.09 cuma den sonra 2 hafta tatil, 10 ağustos'a kadar hemi de . . .

********* hocam 4 senelik top sakallı arz-ı endamdan sonra geçen gün
işyerinde wc'deki aynada suratına bakarken lan ne bu lan dedin ve dün
itibarı ile eski tüysüz günlerine dönüş yaptın, berber dönüşü bito'nun hali
bahse değerdi ama, adam sesi bir yerden tanıyor ama simayı çıkartamıyor,
yavaş yavaş alıştı ama köftehor **************

Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç

Cuma - Mikdat Kadıoğlu'yla Havadan Sudan

devlet su işleri bırak bu işleri hocam

yağmur yağdı .. seller oldu diye bir laf vardı, mikdat kadıoğlu (lafı gene ağzınızda
yuvarladınız hocam, ben size yardımcı olayım, şöyledir o laf "yağdı yağmur
çaktı şimşek gene mi sen eşşoğlu eşşek)
+

bizim karadenizli emice hikayesi vardır ama bu fıkra değil gerçek, gene
karadenizde seller olur bentler köprüler yıkılır filan, bir emice de
karşıya geçmek zorunda, öte yandan gençlere bağırır, "uyy uşaklar, ben
nasıl karşıya geçicem", gençler seslenmez, bir süre sonra bir daha seslenir
"uyy uşaklar, söyleyin daa, ben nasıl karşıya geçicem", gençlerden biri
dayanamaz, "ula dayı, ne diyorsun, sen zaten karşıdasın" diye cevap verir

ben de bıktım artık hocam tüm bu sorunları yazmaktan, kimsenin umrunda
değil, mikdat kadıoğlu / biz zaten karşıda mıyız yoksa mikdat bey, ömer abi

Cuma - Alp Ulagay'la Spor

fransa bisiklet turunda son 3 gün ve şampiyon belli oldu gibi, ispanyol
contador 4 dk küsur saniye fark ile önde, artık atak bile yapmıyor kendini
garantiye alarak yarışıyor contador,

lüksemburglu shlek kardeşler, 650.000 nüfuslu bir ülke olduğu için
lüksemburg bir sporcu biraz ön plana çıkınca bakan filan oluyor ülkede,
hatta küçükte bir ülke olduğundan kıbrıs'ta olduğu gibi bir kişi birkaç
bakanlığı birden üstlenebiliyor, alp / kültü ve içişleri bakanı gibi
mesela, ömer abi / hayır, kültür içişleri, maliye, sağlık bakanı gibi, alp

enka ted open, garanti koza'nın bayanlar tenis birliği ile anlaşması,
eskiden ted open roland garros'tan bir hafta önce düzenleniyordu ve
tenisçiler itiraz ediyordu bu nedenle, ted open'da temmuz'a alındı, toprak
kort turnuvası idi o da sert zemine dönüştürüldü, nedeni de amerika açık
var ted open'dan sonra ve o grand slam turnuvası sert zemin turnuvası
olduğu için ona hazırlık olarak düşünülüyor, hem öte yandan toprak kort
için uygun da değil şu anda hava durumu

turnuva yeri de değişti, daha önce sapa bir yer olan tekstilkent iken şimdi
istinye'de düzenlenecek ted open

----------------

taraf'ın haberi, 112. element bulunmuş ve adı kopernik'a atfen
"kopernikyum" konmuş, simgesi de "cp" olacak imiş, exact scince,

grazing in the grass - friends of distinction

***** hocam şimdi mitham alam kültür merkezini aradım bu akşam 21:00'deki
"bonnie ve clyde" gösterimi için, yer kalmamış lan, telefonda çok tatlı bir
hanım ile konuştum, bir gün önce ve mümkünse sabah erken arayın çünkü
öğlene kadar "maalesef" dolmuş oluyor kontenjan dedi, ben de "maalesef"
olur mu hiç ne güzel işte dedim, millet filme gitsin, gösterime gitsin,
sanata gitsin hocam, varsın ben kaçırmış olayım, izinden döndükten sonra gelirim söz
dedim en son hanım kızımız gülmesine mani olamayarak telefonu kapatırken,
şimdi bakalım, mitham alam'da 10 augustus sonrası neler var imiş, yok lan
galiba film milm, hat sktr, iyi mi! ****


Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam - Buğday Ekibi

hocam kaydediyorum, rahat ol

ben oya ayman, kenan demirkol ile gene birlikteyiz istanbul tıp'tan,
konumuz da gene gdo'lar (hocam şimdi çınarcıkta'yım (26.07.09 / 22:30), bu notları son kez gözden geçirip "publish" edicem, galiba show tv haberde bugün gdo konusu ve bir uzman görüşü vardı, aklıma "tohumdan hasada" programı ve ilgili konuk geldi, takmin ettiğim gibi tv haberde de görüş ileten 2 haftadır sayesinde gdo meselesini az buçuk kavradığım kenan hoca imiş)gdo'ya hayır platformunun geçen hafta silivri'de başlatmış olduğu imza
kampanyası, yoğurt festivali kapsamında başlatıldı imza kampanyası

ist gdo'ya hayır platformundan ayşen kardeşimizin çabaları,

cemil çiçek'in 1 haziran 2009'daki "bu ürünler zaten ülkemize giriyor o
nedenle topraklarımızda da üretilmesinde sakınca yok" açıklaması,
"yasaklıyamıyorsan yasalaştır" zihniyeti ve buna karşı stk tepkileri

zamanında ddt bulunduğunda alkışlarla karşılanması, bu tarım ilacının nobel
ödülüne bile değer görülmesi ama 1.000'lerce ölümden sonra ddt'nin
yasaklanması

john whistle hunting - bob dylan

sera leany'nin 2007'de yaptığı araştırmalar ve dünyanın en büyük gdo
üreticisnin saptırılmış raporlar ile gdo ürettiğinin ortaya çıkarılması,

böcek ilacı üreten mısır, yabani otlara dayanıklı üretilen mısır, biz
herhangi bir bitki ya da hayvansal gıda yediğimizde o bitki ya da hayvanın
genetik kodunu da yemiş oluyoruz, gen fragmanı, gdo'ların insana hiç zararı
yoktur iddiaları tamamen çürütülmüş oldu günümüzde

antibiyotik direnç geni, antibiyotik direnç profili,

dirsek "ferman G8'in ise bacalar bizimdir"

Cuma Adlı Adamlar - Halil Turhanlı ve Ömer Madra / Yeraltından not(a)lar

"gözün vicdanı" ve "pembe taş" richard senneth'in iki kitabı, kent yaşamı,
kent ve beden ilişkisi, antik yunan'da açıklık vardı, modern toplumda bir
agorafobi bir açıklık, açıkta kalma korkusu var,

yunanlılar konuşmayı, toplanmayı ve tartışmayı çok seviyorlar, çoğu gezgin
filozoflar açıklıkta ders veriyorlarmış, demokrasinin olmazsa olmazı
açıklık, tartışma

zamanı çok hızlı kullanmak durumundaki modern insan, agorafobi'nin
modernleşme sonrası teşhis edilmesi, burjuva, fırsatını bulmak, fırsatçı
olmak, yehova da isa da gezgin peygamberlerdir, en iyi hristiyan hac yapan,
gezen, dolaşan hristiyandır
, kiliselerin kuruluşu yerleşimin kurulması,
kilise çevresinin "mezar" sessizliği, gündelik olan ile uzaklaşan kilise,
sanayi devrimi ile eve kapanmaya zorlanan insan, ev içi kutsal mekan
algısının yerleştirimesi, dışarısı ahlaksızlığın kol gezdiği mekan, ev için
ahlakın mevcut olduğu, olmak istenen mekan

en kötüsü de banliyo kültürü, en steril, insanların içlerine kapandığı
mekan banliyo, güvenlikli modern siteler, insanın içine kapanması,

venedikteki yahudi gettosu,

daimi bir şimdide yaşamak, geleceğe yönelik bir şimdi düşüncesi, jane
jacobs'un
"amerikan şehirlerinin doğuşu" kitabı, lower east side, merkezi
olmayan şehir, merkezkaç, modern agora tanımlaması jane jacobs'un

flesh on tha wall - naked pray

richard senneth, "gözün vicdanı" ayrıntı yayınlarından çıkmış, "ten ve taş"
diğer kitapta metis'den çıkan, bu kitaplar bağlamında kent ve demokrasi
sorunlarını tartışıyoruz

katılımı teşvik eden mekanlar, çatısız, kapısız mekanlar, modern kent
yaşamının patolojileri, agorafobi, panik, yetişme telaşı, sözün yok olması,
cafeler, konuşma yok bakışma var hatta artık o bile yok, gözünü birbirinden
kaçırma var

antik yunan, tartışma, gözün içine baka baka tartışma, köleler ve kadınlar
hariç tam bir demokrasinin mevcut bulması

fortress urbanizm, richard harvey'in "kan dolaşımı"nı keşfetmesini müteakip
şehircilik anlayışının değişmesi, akış mantığı, dolaşım mantığı, akışkan
ise sağlıklıdır,

corbussier'e en çok korkutan şey "cadde", caddenin akışkanlığı,

demokrasi "temas" demek, sözlü temas demek,

freezone steel - naked pray,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder