17 Eylül 2010 Cuma

HRANT

Sonunda oldu hrant abi
İçimde, senin adın her geçtiğinde çağlayan isyan duruldu

Ne zaman adın geçse hemen ardına bir "cinayeti" kelimesi sıkıştırılırdı çünkü
Her seferinde sen ve cinayetin konuşulur, yazılır, çizilir
Hep ikinizden -sanki siz ayrılmaz bir ikili imişsiniz gibi- dem vurulurdu

Benim de isyanım çağlanırdı o zaman hrant abi
Neden dersen
Sen öldükten sen yittikten sonra var olmuşsun gibi bir ortam -sanki- peydah olurdu
Ben seni duymak, seni okumak, seni görmek isterdim halbuki
Senin öldürülmüşlüğünü, kaybettirilmişliğini, unutturulmak istenmişliğini değil

Sonunda oldu hrant abi
İçimde, senin adın her geçtiğinde çağlayan isyan duruldu

56. doğum gününde
Biz hep birlikte senin doğmuşluğunu, yaşamışlığını, bize gülümsemiş, bize sarılmışlığını kutlarken
Rakel Yenge muştuladı müjdeyi
"Tüba sağolsun. Hrant'ın kitabı çıktı. Bu çutağıma bir doğum günü hediyesi. İyi ki doğdun çutağım" dedi



Allahıma;
senin hisusuna
ve benim muhammedime şükürler olsun ki
ben de doğum gününde seninle, sevdiklerinle birlikte idim hrant abi

Tören sonrası cemal reşit rey'in fuayesinde
masanın üzerine dizilmiş kitapların arasından bir tanesi gülümsedi sanki bana hrant abi
arto'nun sezence terennüm edilen o enfes şarkısında olduğu gibi
"bana ne, bana ne, bane ne
beni al, beni al
onu alma
" dedi

Sonunda oldu hrant abi
İçimde, senin adın her geçtiğinde çağlayan isyan duruldu

Otobüs ile eve dönerken
kulağımda ka.ko.'dan yayılan müzikler ile geçerken köprüyü
seni okumaya, seni öğrenmeye dalmışım hrant abi
seni, sevdiklerinle anlatmış tüba çandar
hepsine kulak vermiş
kulağına her çalınanı da kitabına aktarmış
hrantsal bir kurgu ile yapmış bunu
yani en içten ve en samimi

daha kitabın çok başlarındayım hrant abi
kıyımdan ve/veya kesimden (sevdiklerin böyle tabir etmişler) anneannen ahçik kurtuldu
dedene vardı
gürün'den malatya'ya göçtüler
annen doğdu, büyüdü, serpildi
baban'a vardı
ordan da istanbul'a göçtüler
sen doğdun
peşine de kardeşlerin
ardından
annenle baban ayrıldı
velayetiniz babana verildi

kitabın bir yeri var hrant abi
baban size "annenize gidin" derken
annen de "babanızla kalın" diye feryat ediyor
sen daha 7 yaşındasın hrant abi
hosrof 5
yervant da 2

o anda
birden
"ne olduysa oldu artık" diye tarif ettiğin
yokuş aşağı bir koşu tutturuyorsun hrant abi
o koşun
7 yaşında başlayan o koşun
seni joğvaran'a (yetimhane) götürüyor
rakel'ine, hayallerine, agos'una götürüyor
o koşun
7 yaşında başlayan o koşun
seni hepimize, artık sen olan bizlere götürüyor hrant abi

ama yanılmayasın
7 yaşımda başlayan o koşum
52 yaşımda nihayete erdi diye düşünmeyesin sakın hrant abi
bayrağı bizlere, diğer hrantlara devrettin hepsi o

Sonunda oldu hrant abi
İçimde, senin adın her geçtiğinde çağlayan isyan duruldu

peki bu gözyaşları neyin nesi hrant abi?
seni kaybetmenin hüznü mü?
hiç sanmam
olsa olsa
sana tekrar kavuşmanın mutluluğu

anavarza

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder