18 Ocak 2010 Pazartesi

Denizli Belediyespor, 3. maç, Ziraat Türkiye Kupası





Hocam aslında niyetim 2. yarıda oyuna giren ve 2 golü peşpeşe atan Emre Çolak'ın en azından bir gol sevincini burada paylaşmaktı ama nasıl bir güzide basınımız varsa maçtan 3, 4 gün sonra internette dört dönmeme rağmen maçın 2. yarısına ait fotoğraf bulamadım lan.

Bu ne lan.
aa, dur ama
bir de google ablaya "emre çolak, denizli belediyespor" diye yazayım belki çıkar bir şeyler

yok hocam
yok yok yok
e, biz de şu şekil idare ederiz o zaman


gelelim maç günü ve bi evvelsi hadiselerine

16 ocak cumartesi
maç günü bi evvelsi
istanbul 2010 başlangıç fitili konserleri vardı
7 tepede 7 konser
bu ist2010 neden bilmem bana çok geyik geliyor
kardeşim adı ist 2010 olan bir şeye niye 16sında başlıyorsun ki
16 gün neyi bekliyorsun
şimdi şu an ben şu satırları yazarken (26.01.10) 16'sından beri de bir arpa boyu hadise yaşatılmış değil
istanbulun adını 2paralık etmekten başka bir halta yaramayacak bana kalırsa bu 2010 hadisesi hocam

ne ise
biz teşrif etmedik zati konserlere
saat 15:00'de istiklal taksim girişten, liseye kadar yürüyüş vardı
ben de ona iştirak ettim
19 ocak, hrant abinin katlinin 3. yıldönümü idi
yıldönümüne dikkat çekmek, orda buluşalım demek içindi cumartesi yürüyüşü de
istiklali sloganlar ile turladık
3 sene önce "hepimiz hrantız" kısmına katılmış, "hepimiz ermeniyiz" kısmına ise eşlik etmemiştim
ne bileyim
bana tuhaf gelmişti ermeni olmadığım halde ermeniyim demek
mesajı ve niyeti anlıyor ve anlayışla karşılıyordum ama eşlik etmek gelmiyordu nedense içimden
bu sefer farklı idi ama
"hepimiz hrantız" da dedim "hepimiz ermeniyiz" de
3 sene geçti ve hala hiçbir adım atılmadı davada
ölen öldüğü ile kalıyor bu memlekette ama bu devranın da böyle gitmemesi gerek hocam

lisenin orda basın açıklaması sonrası dağıldık
ben yeşil ev'e gidip soluklandım bir süre
akşam yeşil ev'de yeni sezon partisi vardı
o vakte kadar bir film izleyeyim diyordum
"soul kitchen" ile "başka dilde aşk" arasından 2.de karar kıldım
beyoğlu beyoğlu sinemasında 16:45 seansı

film dilsiz bir genç ile call center çalışanı çaçaron bir genç kızın aşkı
sakat ile sağlamın aşkı bağlamında ilgilenmiştim ben de film ile
ne yalan söyleyeyim film bir hayli etkiledi beni



bir ara dağıldım dağılacağım derken zor topladım kendimi
sakatlık durumunu çok iyi yakalamışlar
üst perdeden sağlamın sakata bakışı gibi değilde içeriden bir anlayışla anlatmışlar
tabii ben sağırlık durumuna pek vakıf değilim
genel bir çerçeveden yapıyorum değerlendirmemi

film sonrası gene yeşil eve yollandım
hayli keyifli geçti parti
bir hayli de kalabalıktı üstelik




pazar günü ise
pera müzesinde chagall sergisine sözüm vardı iş yerinden arkadaşlar ile
adam akıllı gezemedim sergiyi
zaten resim sanatı ile pek aram yoktur benim
resme zerre yeteneği olmadığı halde orta öğretimde resim derslerinde habire zorlanmaktan mütevellit bir kendini savunma mekanizması sanırım benimkisi

sergi sonrası bir süre benim pek sevdiğim pera cafe'de nefeslendik



ardından beyoğlunda bir cafede takıldık

eve geldikten sonra denk geldim bizim maça
emre çolak ilk golünü henüz atmış tebrikleri kabul ediyordu
2 dk sonra da 2.sini attı zaten

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder