14 Şubat 2010 Pazar

Ankaraspor, 21. hafta, Turkcell Super Lig






sen şimdi bu fotolar ne alaka diyeceksin
şu alaka hocam
tff (türkiye futbol federasyonu) ankaraspor takımına ligden el çektirdi ilk yarının başlarında
sen git melih gökçek dallaması ankaragücü ile ankaraspor arasında dinyakozluk yap
ankaraspor başkanı idi zaten kendisi
oğlu da ankaragücü'ne başkan oldu
al takke ver külah bana sapı sana kapı durumları hasıl olmadan tff el koydu olaya
ihale de daha munis görünen ankaraspor'a patladı
ondan kelli o hafta itibarı ile ankaraspor ile maçı olan takım haftayı ense traşı vaziyetinde geçiriyor
maç 3 - 0 rakip takım lehine tescilleniyor
çalıyor sazlar ve oynuyor kızlar
bu hafta da ankara havası almadan 3 puanı; atmadan atmış sayıldığımız 3 gol ile alma sırası bizde idi
rahat maç oldu
terlemedi bile bizim futbolcular
hani denir ya kolay maç sonrasında futbolcular adeta antrenman yaptı diye
bizimkiler adeta değil önümüzdeki atletico madrid maçı vechesi ile hakkaten antrenman yaptılar ankaraspor maçının olduğu gün

gelelim cumaertesi günü etkinliklerimize
akşam 18:00'de beyoğlu yeşil ev'de ömer laçiner söyleşisi vardı
"modernizm, ilerlemecilik ve yeşil düşünce" idi konu başlığı



ben hafta sonu rutinim haline gelen
odama serdim altyazı dergilerini
ordan baka baka buldum seyredesim olan bir film kuşağı kapsamında bu hafta da "there will be blood" da karar kıldım
açık radyo sinefil programında
altyazı dergilerinin değişik nüshalarında filan bu filmi o denli övmüşlerdi ki
görmezsen kör ol kıvamına hayli yaklaşmıştım ben




gene beniim caanım online film izleme sitem stagevu'da buldum filmi
yeni 8megabit internet hızım ile de şakkadanak indi film internetime
2,5 saat süren filmi ben takribi 5,5 saatte filan izledim
oraya git buraya gel
kanapede uzan hayallere dal
inernet surfü yap dalgalarla boğuş derken
sabah 10:00'da play tuşuna bastığım filmi 15:10 filan gibi bitirdim
öyle aman aman da hoşuma gitmedi işin açığı

ama şu da var
ben online filmleri orjinal dillerinde ve altyazısız izliyorum
anladığım 2 bilemedin 3 kelimeyi anlıyor gerisini görüntü context'inden apartmaya çalışıyorum
böyle olunca da muhtemelen eşşek yükü kadar film içi hadiseyi kaçırmış oluyorum
ama bu sistemi sürdürme kararlılığımda devam ediyor
böyle böyle ilerler zaten yabancı dil dediğin nane
bir gün nasıl olduğunu kendim bile anlamadan filmleri türkçe dinler gibi anladığımı farkedeceğim
önceki hikaye kitabı, gazete haberi, dergi sayfası okuma okuyamama deneme yanılmalarımdan biliyorum bunu

filmi izledikten sonra bir film daha izle lan gazı verdim kendime
ve yıllar önce seyredip çok sevdiğim
bir daha da kendisinden haber alamadığım "chasing amy"i buldum
film "kevin smith" filmi
yani diyalogun bokunu çıkarmış bir abimizdir kendisi
ayrıca kevin, beni her izlediğimde kahkahalara boğan "my name is earl"ün de yaratıcısı





lakin "chasing amy"e 5 dk katlanabildim
film kötü olduğundan değil, haşa hem de sümme haşaa
ingilizcem yetersiz olduğu için
adamlar ve kadınlar subaru motor gibi konuşuyorlar ve o muhabbette sürüsepet espri geçiyor
bende ise bırak kahkaha atmayı mimik bile olmuyor

saat de tüm bu hengamede 16:40'ı buldu
gün içi ömer laçiner söylesi saatinin 18:00'den 19:00'alındığı bilgisini de almıştım facebook abladan
gitsem mi gitmesem mi
ya otur işte oğlum
yok ya gidim ben gidim diye kendi kendimle squash yaparken
17:00'de ihsan aradı "n'apıyoruz, gidiyor muyuz?" demek için

bir 5 dk "sen gidersen ben de giderim"leştik telefonda
sonra ben net'ten 129t saatlerine baktım
17:55 ilk durak kalkış abi diye kavilleştik

ben kılpayı yakaladım otobüsü
libadiye'den binecek olan ihsan ise kaçırdı
otobüste köprüyü henüz geçmiştik ki nazlım aradı beni
otobüste olduğum için kapattım
bir daha aradı ama o
ben de tel'i açıp meramı aktarıp ben seni ararım dedim



nazlım senin tez danışmanın oluyor hocam
benim de master ilk dönemden sınıf arkadaşım
ikimiz de aynı kişi oluyoruz bu arada
kafan karıştı ise yüzünü yıka başını salla kendine gelirsin

taksim'e gelip tramvay'ı nefes nefese yakalamışken aradım nazlım'ı
"kaç gündür aklımdasın bir türlü arayamadım" dedi
"hiç aradığın yok" dedi
"ben senin tez danışmanın olarak görünmüyorum hala bunu bir açıklığa kavuşturman lazım" dedi
"hem senin tez konunun ingilizce olarak da sosyal bilimlere verilmesi gerekiyor, haberin var mı?" dedi
"harç zamanı da geldi, sen yatırdın mı, bak yok yere harç nedeniyle hakkını kaybetmeyesin" dedi
yani 5 dklık tramway yolculuğumu bana zehr etti desem yeri
"tamam tamam hallederiz" dedim bende artık nasıl halledeceksem
ve fakat bu tip durumlarda üzerine afiyet eşşek şansı vardır bende
bir şekilde hadiseler kendiliğinden rayına oturur
nasıl olduğunu çoğunlukla kendim bile anlamam

yeşil ev'e vardığımda (19:15) başlamamıştı henüz söyleşi
serpil, banu, onur ve serpil'in karşı komşusu çiğdem vardı
erdem de ordaydı
yunus da
ihsan da çok geçmeden katıldı zaten




söyleşi 2 saati aşkın sürdü
ilk bir saati konuya pek duhul edemedim
yunus bu esnada ense yapıyor
serpil de bir defter kağıdına "picasso ölmedi yüreğimizde yaşıyor" eskizleri çiziktiriyordu"

söyleşi sonrası
banu ile erdem'in karşılıklı fal bakmalarını bekledik
ikisi de -sanırım- mürüvvetleri konusunda aydnlık dimağlara kavuşunca çıktık yeşil ev'den
banu'ya kalırsa istikamet "asmalı mescit" değil "aesmealıiii meassciyytt" idi
avrupa görmüş insan bir başka oluyor hocam n'apasrın

çiğdem ile ihsan da yolda aynı mantıktan giderek patates değil "potato" yediler

asmalı mescit'teki "sokak bar"ı istisnasız her sokağı arşınladıktan sonra bulduk
gece 02:50'ye kadar da orda takıldık
geçen hafta ajdar yapmıştı kızlar beni
bu hafta da "taçlı" güzel yaptılar
hayır, anlamadığım bir şey var
bu naneyi prens takınca kral oluyor da
ben takınca niye maymun oluyorum





biz sokak bar'a "o.k.band"i dinlemeye gelmiştik
kendileri erdem'in tanışları olurlarmış
allah için iyi gruptu o.k.band
finalde (aslında onlar yalnızca 10 dk ara vermişti ama biz o saatte ayrıldığımız için final oldu) "metin sağ, metin sol, metin gol metin gol"ü söylemeleri ise işin en kadayıflı tarafı oldu



erdem'in duyguları ile oynadığı genç, masum ve yeniyetme kız hadisesine ise hiç girmesem daha iyi!

bu maç günü de böyle geçti hocam
maç olmadı o ayrı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder