kahvaltı masasında
bito, her zamanki gibi, koltuğuna
- televizyonun karşısına- kurulmuş
trt çocuk kanalında o sıra yayınlanmakta olan çizgi filmi izliyordu
esra, her zamanki gibi, kaşla göz arasında bito'yu rahatsız ediyor
biz -esra ve bito dışında o esna kahvaltı masasında olan ev ahalisi- , her zamanki gibi, "yapma esra" diyorduk
"detoks yapalım mı bu yaz?" dedi ayben
onayladı bu fikri vasfiye teyze
"baban da (father-in-law şefik amca) katılır
hep birlikte yaparız"
ben her zamanki gibi " detoks da neyin nesi oluyor?!!" düşüncelerine daldım
herkesin bildiği çok basit ve "yuh artık onu da mı bilmiyorsun?" şeyleri bilmediğim durumlarda genellikle ses çıkarmam
ama içimden "neyin nesi ki bu bilmem ne?" duygusu da çalar vapur düdüğünü ve efil efil boğaz sularında ilerlemeye başlar
benim aklıma nedense sinek, böcek, fare zehiri gibi bir şey geliyor "detoks" lafı geçtiğinde
bu sefer sordum ama ayben'e
"detoks nedir?" diye
iç temizliği imiş
bir gıda kürünü belli bir dönem uygulayıp iç organlarını
bağırsaklarını filan temizliyormuşsun
"hmm" dedim
içimdeki vapur boğazı efil efil geçerken dümeni bu sefer
"benim kalın ve ince bağırsaklarım -sağolsunlar- o denli fazla mesai çalışıyorlar ki
anti parantez bir "detoks" germekmez zannımca"
düşüncesine kırdı !
bitti tatil
dün eve döndük
bugün
-az evvel-
kütüphaneden bir kitap çektim çıkardım
"bana aşkını getir"
charles bukowski

bu kitabı
15 gün önce
yola çıkmaya 5 dakka kala
yanıma alsam mı almasam mı yazı turasında evde bırakmıştım
piyangoyu bir önceki yazımda belirttiğim 3 kitap kazanmıştı
trabzon'a tatil süresince 2 defa gittim
iyi olacak doktor, hastanın ayağına gelir denir ya
bu sefer iyi olacak hasta, doktoru ya havle vela kuvvetin dolanır iken buldu
trabzon, meydanda sersem sepelek gezinirken bir kitabevi çıktı karşıma
ra kitabevi
hemen damladım

almayı tasarladığın kitapları kurcalayabileceğin sandalye masa teşkilatları da var imiş üstelik
ayaklarım ve virtuous beni kendiliklerinden şiir reyonuna götürdü
memleket şairlerinden birkaç kitap aldım ve kuruldum bir masaya
her şiiri hissederek okudum
her mısraı sanki daha bir anladım
elime aldığım tüm şiir kitaplarını da edinip çıktım kitabevinden
tatilin 5. günü idi galiba
o güne kadar
her akşam uykuya kendimi kaptırmadan önce
yanımda cumapazarı'na götürdüğüm 3 kitaptan 2'sinden
-diğerini 2. günün sabahı 2,5 saatte bitirmiştim-
bölümler okumuştum
bu rutine ra kitabevi keşfinden sonra
o gün edindiğim 5 şiir kitabı da eklendi
cumapazarın'da
karadeniz'in tam ortasında
bir gece yarısı
yatağın başucundaki lambanın ışığı altında
şiirler, bir anı ve bir akademik kitap okuyarak dalıyordum uyku yolculuğuna
trabzon'a 2. seyahatimde tekrar uğradım ra kitabevine
gene aldım elime kurcalamak için birkaç kitap
gene edindim bir roman, bir dergi ve birkaç şiir kitabı
cumapazarı geceleri uykudan önce adile naşit programlarıma
onlar da eklemlendiler
nasıldı o şarkısı özdemir erdoğan'ın
"şiirler, şarkılar söyleyerek
mehtabı birlikte dinleyerek
..."
ve şimdi evde
istanbuldayım
dün döndük
bugün trabzon'a gider iken aldımda yanıma bir kitap piyangosunu yitiren kitaplardan birinden
charles bukowski'nin
"bana aşkını getir" kitabından ilk şiiri okudum
ne şiirmiş be hocam
charles abimin 72. yaş anılarını okumuştum her akşam cumapazarı'nda
ölüme çok az kaldı ama skimde bile değil demeye getiriyordu her yazısında hank
internetten baktım, o kitap için yazdığı günlüğü tuttuğu 1992 senesinden 2 sene sonra, 74 yaşında ölmüş bukowski
o öldükten 16 sene sonra
bir karadeniz seyahatimde okumuşum ben onun her küfrü cihana değer yazılarını
ve şimdi
evde
onun "bana aşkını getir" adlı şiir kitabından ilk şiir
"tramvaylar"

".....
....
Frank ve ben
tramwayın birinden inip birine
biniyorduk -evde pineklemeye
beş çekiyordu.
...........
.... "
ve bu satırların hemen yanına benim yazdığım not
"tembel anvrz
cumapazarında
hep evde pinekledin
ve hayat -gene- sana 5 çekti
sen, hayata değil"
detoks iç temizliği imiş
bir gıda kürü ile vücudunu
iç organlarını temizlemesi imiş insanın
ben -sanırım- detoks yaptım hocam cumapazarında
şiir kitapları ile
edip cansever - gelmiş bulundum - yky

melih cevdet anday - seçme şiirler - adam

cahit ırgat - seçme şiirler - adam

can yücel - sevgi duvarı - türkiye iş bankası

ilhan berk - bir yeryüzü tanığı - yky

nazım hikmet - henüz vakit varken gülüm - yky

oktay rifat - seçme şiirler - adam

sunay akın - makiler - çınar

bukowski ile
kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi

ece temelkuran'ın 2. trabzon meydan seyahatinde edindiğim "muz sesleri"ile

national geographic dergisinin nisan ayı "su" özel sayısı ile

fatma erkman'ın "göstergebilime giriş" kitabı ile

bir okuma kürü ile ruhumu
iç dünyamı temizledim
anavarza

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder