

incir agacı
hey sen
bizim köydeki
evimizdeki örtmenin tam karşısında bulunan alçak duvarın
hemen arkasındaki
kusuruma bakmayasın
çocuktum
cahildim
kapıldım bir heyecana
istedim dayımdan av tüfeğini
sözde senin dalındaki sakayı vuracaktım
gittim dalından ettim seni
ben de bir müddet omzumdan oldum üstelik

söğüt ağacı
hey sen
bizim köydeki
hani evimizin avlusunun kenarında
çeşmenin hemen yanıbaşındaki
sağolasın
az kırbaçlar yapmadım kendime senden
inccik dallarını az temizlemedim
az dana
az inek kovalamadım elimde sen dallı kırbaçlarımla

nar ağacı
hey sen
bizim köydeki
bizim evle köy okulunun hemen sınırında bulunan bahçemizdeki
dert görmeyesin
hala aklımdadır
en taze köy ekmeğine sürülmüş tereyağı kokusu gibi
anneannemin beni teneffüs zilinde yanına çağırıp senin dalından henüz koparttığı nar tanesini elime tutuşturduğu
sizlerden
** narlardan
** incirlerden
** söğütlerden
** köknarlardan
** çınarlardan
** servilerden
** gürgenlerden
hepinizden
hepimizden vazgeçip
sizi
bizi
hepinizi kesip biçip
hepimizi atıp satıp
yol yapacaklarmış
yetmeyecek
köprü kuracaklarmış yemiş veren dallarınızın üzerine
incir ağacı
kusuruma bakmayasın
söğüt ağacı
sağolasın
nar ağacı
dert görmeyesein
sizler için
kendimiz için
memleketimiz
ve
ya şehr-i istanbulumuz için

bu akşam
20:00'de
dört bir bucağında istanbulumun
her bir ağaç
her bir insan diyeceğiz
ha ağacı
ha bizi diyeceğiz
incir için
söğüt için
nar için
hepsi için
artık geçit yok
non passaran diyeceğiz
2 milyon ağaç
için
2 milyon istanbullu
olup
düğünlerle
halaylarla
şenliklerle
cümbüşlerle
sesleneceğiz
anavarza

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder