23 Kasım 2010 Salı

The Cake Eaters (2007)

Hang on Sloopy bağrım bağrım bağırırken yan pencerede henüz seyrettiğimiz enfes filmi
yani filmin kendisini değil de çağrıştırdıklarını anlatmaya çalışalım hocam



filmi izlerken aklıma düşürdüğü diğer filmleri hemen not ediverdim akıl fikir defter-i kebir 21'e

hangi filmler mi onlar?




** old joy
yönetmen: kelly reichardt










** unfinished sky
yönetmen: peter duncan









** fried green tomotoes
yönetmen: jon avnet











** carla's song
yönetmen: ken loach








** cashback
yönetmen: sean ellis





the cake eaters'ı da mary stuart masterson yönetmiş

adı hiç yabancı değil bana hocam
imdb ablaya soralım bakalım kimmiş bu ah mary vah mary

hadi bakalım
dakka 1 gol 1
mary abla
fried green tomotoes'da oynamış ulan
buyur burdan yak

ayrıyeten benim sinemaya o filmi görmeye gitmeden 1 gün önce sirkeci postanesine gitmemden kelli etkisi 10500 katbekat artan "the postman"da da postacının (kapıyı bu nedense hiç çalmazdı bak) kızı "hope"u oynamış üstüne üstlük
zaten postacı filminde kızının adının hope olması
sirkeci postanesi - postane - mektup - hasret kombinasyonunda
hope (umut) diyerek topu 90a 90da çakmıştı benim indimde


gelelim the cake eaters'a

ne diyeyimki ben şimdi hocam
sevişmek ne demek diye sorarsa bana bir gün bito
açıp bu filmi onunla beraber izledikten sonra
"işte sevişmek bu" diyebilirim sanırım

içinde insanlık olan, paylaşma olan, dokunma olan
ama
hepsini topladığında da daha fazla eden bir eylem yani
diye de eklerim belki üstüne

filmdeki sevişme sahnesi "carla's song"u
küçük kasaba hayatı "fried green tomotoes"u
sıradan akan ama harikulade görünen zaman "old joy"u
kızla erkeğin otel odasındaki samimi tereddütleri "unfinished sky
filmin ben sevdim oldu hali de "cashback"i anımsattı bana

aaa bak
hiç alakası yok ama
nedense aklıma geldi
met üst'ün "pazar sevişgenleri" diye bir köşesi vardı di mi lan leman'da?


anavarza

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder