Ben sizin fotoğrafınızı çekmedim abi
Hava soğuktu, yağmur atıştırıyordu, saat gece yarısına oldukça yaklaşmıştı, son otobüse fazla bir şey kalmamıştı ama asıl ve en acı verici olanı fotoğraf makinam yanımda yoktu abi.
Abi diyorum ikinize de abi, çoğul halinizi tekil ifade ediyorum. Böyle söylerken birinizi diğerinizden ayırdığımı sanmayın abi.
Beyoğlu'nda İstiklal'in dehlizlerinde kimbilir o gece nerden çıkmış otobüs durağına doğru yağmurun, soğuğun altında, 24.00'te kalkacak son otobüsün telaşında kendime has maküs hızımla seğirtiyordum abi.
Gülüşmeler duydum abi, gayr-i ihtiyari o yana döndü kafam. O tarafa dönmemle o yana doğru bir flaş ışığı parlaması denk geldi. Bir genç kız sevinerek erkek arkadaşına doğru koştu abi. "Çektin mi?" dedi çocuğa içinde başarmış olmanın saadeti. "Çektim, çektim, bak" dedi oğlan da ve birlikte dijital ekrandaki fotoğrafa baktılar.
Delikanlı kızın omzuna elini atmış gülüşmeler eşliğinde giderlerken "facelesene bunu" dedi abi. "facelesene bunu". Ben türkçemin bu "bu da ne lan halinden" habersizdim abi.
Onlar gittikten hemen sonra başka biri başka bir fotoğrafı sizden gizli sizinle çektirmek için yanınızda bitmişti bile abi.
Genç kızın kahkahaları duyuluyordu hala, "herkes fotoğraf çektiriyor, şuna bak, çok matrak ya" lafını duyabildim en son abi.
Hava soğuktu, yağmur atıştırıyordu, saat gece yarısına oldukça yaklaşmıştı, son otobüse fazla bir şey kalmamıştı ve siz İstiklal'in girişindeki tramvay durağının metal bankında soğuktan olacak, üşüdüğünüzden olacak, ısınmak istediğinizden olacak, sabaha kadar idare ederiz diye düşündüğünüzden olacak koyun koyuna, biriniz diğerinin kucağına sığınmış, diğeriniz öbürünün sırtına sarılmış halde, üzerinizde üç beş yırtık gazete parçası mışıl mışıl uyuyordunuz abi.
Ama asıl ve en acı verici olanı fotoğraf makinam yanımda yoktu abi.
anavarza

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder