kopenhag'a geri sayım
P A Z A R T E S İ
akıl fikir - 19.10.09 pzt
Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç
ağaç dikme ve çelikleme zamanı
jonathan swift, ölüm yıldönümü
gulliver'in seyahatleri


içindeki havuza taze sular katmak
okumak
yakety yak - the coasters, ronnie bryde'ın doğum günü, 18 ekim 1938
bu parça aynı zamanda açık radyoda çalınan ilk parça idi
aradan 14 yıl geçmiş
çene çalmaktan bahseden bir parçadır
öcalanın talimatı ile teslim olan bugün gelecek olan pkklılar
tarihi bir gün
vedat türkali'nin günlük gazetesindeki yazısı
"onları bağrımıza basalım"
barış için kadın girişimi
mahmur kampından teslim olacak grup yola çıkmış haberi geldi
bugün 10:00 - 11:00 gibi sınıra ulaşacaklar
8'i kandilden olmak üzere 31 (ya da 33) pkk'lı geliyor
21 ekim'de de avrupadan bir grup pkk'lı gelip teslim olacak
bugün gelecek grup şu ana kadar hiçbir eyleme katılmamış olanlar
4 saat sorgulanıp serbest bırakılacakları yönünde daha önceden anlaşma
yapılmış
barış için sanat girişimi
basın açıklaması bugün 11:00'de cezayir restaurant'ta
şu ana kadar 804 sanatçı imzalatmış metni
ve bu sayı hergün katlanarak artıyor

(ya hocam, daha 2 hafta önceki günlükte söyleniyordun, sanatçılar neden böyle tepkisiz diye, ben bile bu kadar çabuk raksiyon gösterip beni utandıracaklarını tahmin etmezdim hocam, vallahi helal olsun)
dila mi sevda (yüreğimin sevdası) - kardeş türküler, doğu albümünden, kalan müzik (linkte "demme" var hocam)
Pazartesi - Semra Cerit Mazlum'la İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik
düşük karbonlu bir ekonomiye geçme gerekliliği ancak gelişmiş ülkelerin
buna yanaşmaması
gelişmiş ülkelerin iklim değişikliğindeki tarihi sorumluluklarını
reddetmeleri
ortak mallar trajedisi
nobel ödülünü alan elinor öström (bu ne ya, öğren hocam bunu)
garret harden
nobel ekonomi ödülü
elenor olströmm imiş
trajedy of the commons (mera trajedisi), garret harden
ortak mera rejimi
milton - friedman ekolü
yani şikago ekolü
ya da "bırakınız yapsınlar" ekolü
piyasaya hakim olsun mantığı
bolivya'nın kopenhag iklim ilkeleri arasına doğanın varolma hakları
konusunun da girmesi çabaları
savaşa hiç gerek yok - mor ve ötesi ile sanatçı arkadaşları
barış gecesinden bir kayıt
parça ırak savaşı olmasın maksatlı idi
biz ise bugün kendi savaşımızın bitmesinin ayak sesleri için çaldık



Sportaküs - Alp Ulagay ve Şebnem Kürşat / Bir amatör spor programı
(Hocam cumartesi günü Ünsal Hoca vefat etmiş, sen bunu Pazar sabahı öğrendin, İlk 1 saat haberleri karıştırdıktan sonra okuldan, aynı zamanda senin tez danışmanın da olan Nazlım'ı aradın cenaze töreni hakkında bilgi almak için, gün içerisinde zaten tören hakkında bilgilere de internetten ulaştın.
Pazaresi 11:00'de önce okulda (marmara üniversitesi iletişim fakültersi, nişantaşı kampüsü) bir tören yapılacak Teşvikiye camiisndeki öğle namazını müteakip de defnedilecekmiş ünsal hoca.
Bu sene için kullanılacak iznin kalmamıştı. Geçen dönem başladığın yüksek lisans derslerinde her okula gidişinde yarım gün izin kullandırmışlardı sana, 2 saatliğine ders için okula gidip geri işe dönsen bile hem de. Sonuç olarak izin mizin hak getire.
Törene gidemem herhalde diye düşünüp günlük rutinime kapılmışken Pzt. 09:50 gibi Nazlım aradı tören hakkında bilgi vermek için. O aradıktan sonra da gitmemek olmaz diye düşündüm (ne tuhaf be hocam, aynısı hrant abinin cenzae töreninde de başına gelmişti. Törene katılmayı çok istesemde izin alacak cesareti bulur muyum bulamaz mıyım hesapları içinde iken ben Ömer abi (ömer madra) açık gasteyi kapatırken en son bir "haydi" demiş, onun "haydi" demesiyle yerimden fırlayıp "böyleyken böyle ben cenaze törenine gideceğim" demiştim. Şu ömrü hayatımda yaptığım bir elin parmaklarını belki bulur doğru işlerden birisi de hrant abiyi uğurlayanlar arasında olmamdı. 100 küsur bin kişi ve çıt çıkmıyor. Çok garip bir gündü o be abi. Yazsan yazılmaz, anlatsan anlaşılmaz)ve böyleyken böyle benim hocam vefat etti ve ben törene gideceğim dedim.
Zaten ünsal hocanın vefatını duymayan kalmamıştı, ses çıkarmadılar.
10:30 servisi ile esentepe, metro ile osmanbey, taksi ile fakülte, yüksek lisans güzergahım ile gittim okula. Bizim mezuniyetimizden çok sonra inşa edilen Erdal İnönü Merkezinin son katında imiş tören. çok kalabalık, içeri girmek mümkün değil dedikleri için bahçede bir banka oturdum ben de. En son bir yukarı çıkmadan gitmek olmaz diye en son kattaki stüdyoya çıktım. Tören de sona ermişti zaten insanlar stüdyodan gözyaşları içinde ayrılıyorlardı. Hocamızın naaşının bulunduğu tabut diğer kapıdan çıktı bi 5 dk sonra ve benim yanımda bulunan merdivenlerden indirilirlen sağ elimle bir dokunabildim (ne tuhaf Barış Manço'nun cenazesinde de o izdihama giremem diye hep kıyıda köşede beklemiş ama naaşının defnedileceği mihrimah sultan mezarlığının yolunda beklerken tam yanımdan geçmekte olan cenaze arabasının içine yolda bize dağıtılan bir kaç gül demetini atabilmiştim)
Sportaküs'ün ilk 5,6 dk'sını 10:30 servisi ile esentepe'ye giderken dinleyebildim.
Bir programı ve Melda hanım yoksunluğum ise bu hafta ile birlikte 3. haftasına ulaştı. Aklıma emrah geldi lan, onun bir şarkısı vardı tam bu benim halime denk gelen, rinna rinna rin yarim, ne olacak benim halim)

Prof. Dr Tayfun Çarlı konuğumuz
Uludağ üni'de görev yapıyor kendisi
konumuz da maraton
(aaa, hocam bir film vardı hani, katılımcı maratonu gece geç saatlerde anca bitirebiliyordu. Artık mecali kalmamıştı ama insanlar o denli yüreklendirdilerki kalan son nefesi ile en son metreleri emekleye emeklere olmak sureti ile maratonu tamamlamıştı. Çokta güzel bir filmdi ama o kadar eskiden seyrettim ki filmle ilgili tek hatırlayabildiklerim bu kadar)
atina maratonu
maraton pana stdyumunda bitiyor ki bu stadyum tarih öncesi çağlarda yapılan maratonun da bitiş noktası idi aynı zamanda


avrasya maratonu



burn it down - dynamiter
new york maratonu


Adeta Dörtnala - Emin Mahir Başdoğan / Atlar, atçılar, atlılar...
cinci meydanı uygulaması
mütareke istanbulu
manej sadece bir vechesidir atçılığın

evliya yolculuğu
hersek'ten kütahya'ya ulaştılar bile
caroline finkel
atlar ile yollarda gidiyor hala evliya yolcuları




"küçük asyada at sırtında"
frederick burnaby



bincilikte - diğer herşeyde olduğu gibi-
en iyi, iyinin düşmanıdır
her yerde binebiliriz ferahlığı
kırım türküsü - gülten urallı, tum ata asya türk müziği topluluğu (linkte "tümata (hasret şarkısı) var hocam)
"a passage the india " liliiam foster

cinci meydanı
illustrated london news magazine
atçılık görüntüleri
sokağın, hayatın içindeki at
Yolgeçen - Rahmi Öğdül / Hayatî ve kitabî patikaların kesiştiği yol
ağızlarında ayaküstü konuşmalar
konuk gaye boralıoğlu
kendisi romancı
ist edebiyat mezunu

son romanı 10 gün önce çıkan
"aksak ritm"

(haydaa, hocam ben gaye'nin her kitabını okumuşumdur
zaten bir öykü bir de romanı var benim bildiğim
"hepsi hikaye"

ile
"meçhul"

"hepsi hikaye"de söz oyunları vardı her hikayede konu edilen
"meçhul"de ise arkadaşı manuel çıtak'ın çektiği foroğraflardan
bir öykü yaratmış ve gazeteci kayıp bir genci arıyor kurgusu ile
oluşturmuştu romanını)
i hope i don't fallen in love with you - tom waits, ilk albümünden

midnight lullaby - tom waits
25 yıldır galata'da yaşıyorum
galata'nın şu anki halinden memnunum
benim çekincem galatanın cihangirleşmesi
lonely - tom waits, ilk albümü "closing time"dan
bıçak sırtı
hırsız polis dizileri eski projeleri
şimdi yeni bir iş var
"kapalıçarşı"
gaye boralıoğlu aynı zamanda bir senaryo yazarı
.. Söz Küçüğün - İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi / Bir
çocuk hakları programı
ist çocuk ve iletişim günleri
dç dr. nilüfer pembecioğlu konuğumuz
ist üni iletişim radyo tv sinema bölümü öğretim üyesi



film festivali
paneller
6. yıl gerçekleştiriliyor bu sene
bu seneki tema
sınırlar, ötesi ve çocukluk
"şeker çocuklar" belgeseli
iz tv'nin yapımcısı olduğu bir belgesel
israil, çek cumhuriyeti, hollanda, ispanya ve hindistan'dan filmler var
doktora konum
türk ve dünya sinemasında çocuk imgesi idi
türkiye iletişim araştırmaları merkezi
medya okur - yazarlığı dersleri
www.tiaistanbul.org
elite otel taksim mekan sponsorumuz oldu bu sene
onların 2 salonunda gerçekleşiyor kongremiz
AÇIK DERGİ PAZARTESİ
barış için sanat oluşumu
basın açıklaması, sesler
"biz barış istiyoruz"
aynı metnin kürtçe okunması şimdi
şimdi de -sanırım- ermenice okunuyor
3. bir dil çünki bu
a ha, bu da 4. bir dil, al işte şapa oturdum hocam
bu nece oğlum yaa
5. dil
tüm anadolu dillerinde metni tekrar ediyorlar anladığım kadarı ile
çeçence de var mıdır ki aralarında?
şimdi de bir türkü
valla koptum artık hocam
neyce olduğuna dair hiç fikrim yok
şimdi de başka bir türkü başladı
savaşla barışın arafı olmaz
barış için sanat girişimi
1 ay önce kurulmuşlar
80 katılımcı bir gün öncesine kadar 282 sanatçı topluluğuna dönüşümüş
bugün ise tam 800 sanatçı var aralarında
birçok dilde söylenen barış şarkıları çınlıyor cezayir restaurant'da
çok güzel bu türküler hocam yaa
anadoluluyum yaa
anadoluluyum
var mı hocam ötesi ?
(dayanamadım kayda başladım hocam, rahat ol)
barışı kim istemez ki?!
barış siyasete bırakılamayacak kadar değerlidir
onurlu bir barış
dillerimizi kardeşleştirebilecek miyiz?
umudun ve kardeşliğin sesi
barışı üstümüze vazife bildik
(1000 - 50, 100'e 50 galip değilsin, 1050 yitiksin)
kentlerden kasabalara paralel barış girişimleri
3 kasım günü
ilk etkinliğimizi gerçekleştireceğiz
ceylan
hrant
özdemir asaf'tan
"BİLDİRİ
Bizler savaş ölüleriyiz,
Bundan böyle karşı-karşıya değiliz;
Bildiririz."

soruyoum
barışı kim istemez ki
barış için sanat
sanat için barış
almanya'dan skype aracılığı ile telefon bağlantısı
şivan perwer
(bir rakam değil, teker teker insanız, arjantin belgeseli)
Gezegenin Geleceği
Uygar Özesmi
kopenhag'a 49 gün kaldı
ingiltere, ratcliff termik santrali
80 eylemci tutuklandı
kömürlü termik santralleri
sera field nükleer santrali
keskin nişancılar ve vurdukları kuşlar
tehlikeli çamurları temizleyen robot
nükleer masala inanmıyoruz
www.ilovenuclear.org
slogan, nükleer ile yaşama hazır mısınız?
güvenli reaktörler masalı
kopenhag'a 49 gün kaldı
------------------
--------------------
S A L I
akıl fikir - 20.10.09 salı
Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç
give peace a chance - john lennon
(hocam geçen sene ist film fest ntv belgesel kuşağında izlediğim "the u.s. vs. John Lennon" belgeselinde ilk duymuştum bu şarkıyı ve kulaklarıma inanamamıştım)
.jpg)




(hocam, bu son fotoğraftaki abd bayrağına dikkatini çekerim, bayrakta abd'nin yediği herzeler ifşa edilmiş, adam mısınız lan siz pozu vermiş john dayım ile yoko yengem)
(linkteki görüntülerin sonlarında bir yerde john lennon, ingilizce yurttsa sulh, dünyada sulh diyor, savaşın eğitimini almış, ömrü hayatı boyunca savaşmış, savaştan başka bir şey görmeden yaşlanmış biri ve onun sözü geldi aklıma
yurtta sulh
dünyada sulh
mustafa kemal)
.jpg)

teslim olan pkklılar
33 pkklının 29'u serbest bırakıldı
chris hadges
wounded knee savaşı
soluk benizlileri hortlak dansı ile tırstırmayı çalışıp savaşı ağır
zayiatla kaybeden kızılderililer
kopenhag için ampul değiştireyim, kendi karbonumu kısayım deyip global
şirketleri engellememek aynı kapıya çıkar demiş hadges

ünsal oskay
dostları ve öğrencileri kendisini uğurladı
70 yaşında hayata veda etti
(ben de okulda idim hocam
camiye kalamadım ama
malum, iş güç vsr
sadağı anlat burda
sonra seyyar pilav muhabbetini anlat hocanın
şarabın keşfini anlat
oblomov, oblomov diye yırtınmasını anlat
önerdiği kitapların hiçbirisini halen okumadığını anlat
ünsal hocayı anlat hocam burda
dalmış coşmuş anlatırken ara sıra durup
anladığımıza, onu takip ettiğğimize emin olmak için
"anlatabiliyor muyum" deyişini anlat
okulunu anlat hocam
10 küsur sene sonra öğrenci affı ayağına yeni yine kavuştuğuın okulunu
anlat)

(ee, kendimize radyoyu dinlerken not yazmışız, bir hafta önceki genç halimizi dinlememek olmaz şimdi, şu satırları 25 Ekim 2009 Pazar günü yazıyorum hocam, saat şu anda tam 16:36 (saatleri bu sabah 1 saat geri aldık), teker teker değinelim o zaman anlat dediklerimize)
SADAK

Hoca bir gün (yaa daha dün Gökçen, "ünsal hoca kim?" diye sormuştu günlüğü okuduktan sonra, ben de cevaben "nasreddin hoca'nın günümüzdeki temsilcisi demiştim. Şimdi "hoca bir gün" diye anlatmaya başlayınca ne kadar yerinde bir tarif yaptığıma iyice ikna oldum hocam)eskilerden bahsediyor, oklardan, kılıçlardan filan derken konu döndü dolandı okların konduğu kılıfa geldi. İsmini hatırlayamadı hoca, "ya neydi onun adı, neydi" derken o gün hocanın masasının tam karşısındaki sıraya (203'te idi ders) kurulmuş ben, "Sadak, hocam" deyiverdim. Normalde çok çekingen bir tip idim ben okulda hocam, ağzımı bıçak açmazdı inan olsun. O anda da boş bulunup söyleyiverdim işte.
"Ha, evet Sadak .." diye konuşmasına devam edecekken duraladı ünsal hoca, bana dikip gözlerini, "sen sadağı nerden biliyorsun yahu?" dedi.
"Bilmez olur muyuz hiç hocam" diye geveledim ben de lafı yüzüm kıpkırmızı olmuş bir şekilde heyecandan. O da üstelemedi konuşmasına devam etti.
Aslında söylemem gereken, "benim tüm çocukluğum tarkan ve kara murat'ı hatmetmekle geçti hocam" olmalıydı aslında. Ünsal Hoca'ya tarkan ve kara murat'ın her çarşamba çıktığından ve benim her çarşamba sabahın köründe bakkala koşup onları aldığımdan, eve kadar sabredemeyip bir kaldırıma çöküp hem tarkan'ı hem de kara murat'ı okuduğumdan, ardından da neden sabredemedin lan salak, şimdi bir hafta nasıl geçecek diye kendi kendime küfürler savurduğumdan bahsetmeliydim.



SEYYAR PİLAV MUHABBETİ

Hoca bir gün seyyar satılan yiyeceklerden söz ediyor, konu pilavcılara geldi, onların ellerini yıkmamasından, gün boyu sıcağın altında terlerinin pilavlara düşmesinden, terli elelri ile pilavları karıştırmasından, yani midemizi kaldıracak her şeyden söz ettikten sonra "ama .. " dedi ünsal hoca, "o pilavlardaki lezzeti de hiçbir restaurantda bulamazsınız". Biz nasıl yani ya diye şapşal birbirimize bakarken olayı aydınlattı ünsal hoca, "çünki dedi o pilavları bir ev kadını yapıyor, o pilavcının karısı her sabah kalkıyor ve binlerce yıllık kazanılmış yemek kültürü ile atasından nenesinden kalma bilgisi ile yapıyor o pilavı"
Ders sonunda pilandan iğrenmek mi lazım afiyetle yemek mi lazım kararsız kalmış olduğumuz dün gibi aklımdadır hocam.
ŞARABIN KEŞFİ

Hoca bir gün keşiflerden söz ediyor -zaten bu en sevdiği konuydu, hatta bu keşifleri anlatan bir kitap varmış, adını ben şu an unuttum, onu mutlaka okuyun, muhakkak okuyun derdi - gele gele şarabın keşfine geldi.
"arkadaşlar bu işe akıl sır ermez, insanoğlu üzümden şarabı yapmayı nasıl akıl etmiş anlaşılır gibi değil" diye devam ediyor hoca sonra da kendi hipotezini (belki de o bahsettiği kitapta yazanı) ortaya koyuyor, "şimdi, eski insanlar üzümü kuyulara doldurur, orda kuruturlardı, e tabi bazen yağmur da yağıyor, sel kaplıyor ortalığı, kuyular da doluyor doğal olarak. Günlerden bir gün şaşkın bir yerli sen git bu su dolu üzüm kuyusuna düş, bir çıkarmışlar adamı ki adam şarkılar söylüyor, dans ediyor filan, haa demişler demek ki üzümü böyle yapıp içince iyi hissediyor insan kendini ve şarabı icat etmişler"
valla ben ünsal hocanın yalancısıyım hocam
OBLOMOV, OBLOMOV diye yırtınması
Ünsal Hocanın okumazsanız adam değilsiniz dediği 4, 5 kitaplık bir liste vardı, ara sıra bu listeyi bize tekrar eder, mutlaka okuyun çocuklar, bunları okumazsanız tam bir insan olamazsınız derdi. Ben listedeki diğer kitapları anımsayamıyorum ama Oblomov'u o kadar çok tekrar ettiki okunmalı diye işte o kitap aklımda kalmış.
İvan Gançarov'un kitabı "Oblomov"

çınarcıkta 400 mt2'lik silah, mühimmat ihtiva eden sığınak bulunmuş
siirt kurtalan belediyesi (dtp'li) adını "mısırca" olarak değiştirmek için
başvuruda bulunmuş
teslim olan pkk'lıarın yanlarında getirdikleri mektup basına ulaşmış
10 sene önce teslim olan pkklı gruptan yüksel genç'in konuşması
biz sılahı bırakınca kendisi de silahı bırakıp yanımıza gülümseyerek gelen
binbaşı ümit
askerlerin bize "siz bizim misafirimizsiniz, hemen bizim telsizlerimiz ile
arkadaşlarınıza
sağ salim ulaştığınızı haber verin, sizi merak ederler" demeleri
yüksel genç şu anda günlük gazetesi koordinatörlüğü görevini yürütüyor
barışa semah - cahit berkay ve .. grubu, toprak albümünden
barış için sanat girişimi
tiyatrocu övül avkıran'ın konuşması
türkçe
kürtçe
ermenice
lazca
rumca
(dün kafayı yemiştin ya hocam
bunlar neyce diye
işte ömer abin sana yardımcı oldu gene
ömer abi gibi abin olsun trilyon borcun olsun
(o laf öylemiydi lan)
amman sen de ... )
savaş ile barışın arafı olmaz
Salı - Ahmet İnsel'le Ufuk Turu
99'da teslim olan pkklılar
09'da teslim olan pkklılar
2 dönem arasındaki fark
bir diğer grup ise almanya'dan istanbul'a gelecek
pkk ile mit arasında yapıldığı bilinen dolaylı görüşmeler
etkin pişmanlık yasası çerçevesinde mi değerlendirilecek bu gelenler
eğer öyler olur ise yasa gereği pkk hakkında bilgilerini devlet ile
paylaşmaları gerekir
kaldı ki gelenlerin bu yönde bir talebi de yok
diğer yandan gelenlerin bir kısmı öcalan dedi biz de geldik diyor
bu zaten en baştan biz pkklıyız demek
yargıçlar nasıl tavır alacak hep birlikte göreceğiz
gayr-i yorum hakimin yetkisine bırakılmıştır
kanunda bir boşluk var ise yarrgıç amaca yönelik yorum (gay-i yorum)
yetkisini kullanabilir
mülkiyede ilk derslerden öğrendiğimiz bir şeydi bu, ömer abi
atılması gereken ilk adım
güven duygusunun tesis edilmesidir
her iki taraf için de geçerli bu
vedat türkali'nin
gelen pkklıları bağrımıza basalım dediği yazısı
yendik, teslim oldular yaklaşımı doğru değil
karşılıklı ve onurlu bir barışı tesis etmek gerekiyor
--------------
ilkay akkaya stüdyo konuğu

ünsal hoca için size bir başsağlığı diyelim
sizin de hocanızdı kendisi, ömer abi
evet, doğru
"müzik ve yabancılaşma" da okuduğum ilk müzik kitabıdır
(hocam kaydediyorum rahat ol)


barış için sanat girişimi
bir günün içinden geçerken tarihin de içinden geçtiğimi hissettim dün
99 gibi olmaz ve bu fırsatı kaçırmayız umarım, ilkay
savaşın en vahim yanı o zaten
insan hayatı rakamlara indirgeniyor
(aaa, lan daha geçen gün aklıma gelen 1000 ve 50 hadisesi bu
aynısı hem de tıpkısı hem de)
99 yılında gelenlerden gülten
o da barış meclisinden bir arkadaşım
sadece insan hayatı değil
yeryüzünde olan herşey çok değerli
(yaa hocam, ilkay konuşurken
insan, kalamışa; bir tatlı huzur almaya gelmiş kadar oluyor lan)
(buraya, tam buraya ilkay'dan bir "çav bella" yakışır
"işte bir sabah
uyandığımda
çav bella
çav bella
çav bella
çav
çav
çav
elleri bağlanmış
bulduğum yurdumun
4 yanı işgal altında"
tadından yenmez vallahi hocam
benden söylemesi)
geçit ver dağlar - ilkay akkaya (linkte "aze" var hocam)
(yandım oy
zalim oy
hayin oy
oy oy)
programı açık radyonun son teknolojisi ile canlı canlı, derya kuzusu tadında dinlemek için buyur burdan yak hocam
Deniz Aşırı - Deniz Pak / Bozcaadalılar, adaya yolu düşenler ve adanın
kıyısına vuranlar...
arto'dan (tunç boyacıyan) bir şey çalınıyor
(ister misin sana arto konuk olsun bu hafta)

konuğumuz hakan ünseven
(bizim hakan ya
ışın'ın arkadaşı)
güneş enerjisi ile yapmaktayız programı
ma'nın tınısı
her pazar 10:00 - 11:00 açık radyo
ma
mother
mommy
manisa
izmir
makedonya
marsilya , zaten marsilyayı da foçalı denizciler kurmuş (hadi canım)
bunu en iyi bilenlerden biri de arto
geçtiğimiz pazar ma'nın tınısına ben konuk olmuştum
şimdi de hakan benim programa konuk oldu
program kardeşliği yaptık
ben onun programında kendi müziklerimi çalmıştım
şimdi ise hakan kendi müziklerini çalacak
arto'yu ben de çok severim, deniz
(ben sevmez miyim sanki, alla alla)
bzdik zinvor, arto'nun ilk albümü aslında
az önce çaldığımız apricorn değil

bzdik zinvor remix
stüdyonun sürreal hali
kuzey ege
bozcaada
akvaryum koyu
onun içinde de senin stüdyon
senin deyiminle deniz, "helal enerji"
tamamen açık bir alanda yayın yapıyoruz
kedi, kuş sesi gelebilir, (alıcınızla oynamayın), hakan
aslı rüzgar sesi gelir, sanuçta bozcaada'dayız, deniz
ilk parça ma'nın tınısının jeneriği idi
richard hagopian
babası maraşlı
dedesi erzurumlu
hatta dedesi ermenice de bilmezmiş, türkçe konuşurmuş
1968, kef time grubu


traditional crossroads firması
1968 california kaydı (resmi site)
ada sahillerinde bekliyorum - richard hagopian (linkte hagopian ile yapılan bir röpotaj var hocam, ud'u anlatıyor ilgili röportajda)
(ama ada sahilleri'de patlatalım bir tane, seslendiren de stavros pazarentsis)
(lan oğlum
sabah barış için sanat
40 anadolu dilinde türkü, şenlik, çengi
ardına ilkay, sohbeti, sesi, ezgisi
şimdi de bu
benim ağlatmaya and mı içtiniz kardeşim siz bugün
ne bu ya
ne bu)
ortadoğu'da da çok bilinen
değişik varyasyonları olan bir parça "ada sahilleri"
"şu new york'un içinde en hovarda yar benim" - mary vartanyan
hakan'a konuk olduğumuzda o parçayı almıştık
"boston ellerinde" diye de bir parça var aynı albümde
meşhur udi hrant kerkuiyanın öğrencisi richard agopyan
taksim çok önemli bir şey bu müzik içinde
hatta taksim caz müziğine de çok yakındır
ilk konuğum da buzuki orhandı
konuklu programlar da yaptım ben zamanında, hakan
açık radyo'nun prodüksiyon stüdyosu
buzuki orhan bir gelmiş yayına
hepsini almış gelmiş
stüdyoya sığmaya ihtimal yok
sandalye vsr boşalttık
ve 11 kişi o stüdyoya girdi
stüdyo ebatını bilenler bilir

asansöre nasıl sığdılar abi, deniz
çeçen kızı ile başlayıp orhan'ın başka yönlere kaydığı bir parçadır şimdi
çalacağımız
10 müzisyen 1 de ben yapmıştık bu kaydı
çeçen kızı - buzuki orhan ve ekibi ile hakan ünseven
10 müzisyen 1 hakan (linkte "buzuki keman solosu" var hocam)
3 metre kare ya var ya yok stüdyo
istanbul brest band
buzuki orhan
pinhani (resmi site)
geçen yıl yayınlanan en iyi türkçe albümdü "inandığım masallar"


tanju duru
beni al - pinhani, inandığım masallar
gitar akın eldes
vokal sinan kaynakçı
ilgili kayıt açık radyo stüdyosunda kaydedildi
tek gitar ve vokal ile
pinhani, bu albümü yaptıktan 1,5 sene sonra bir dizide
(o dizi "kavak yelleri" hocam)
şarkıları çalınınca sanki yeni çıkmış zannetti herkes
tırnak içinde "bozulmuş" türküler
yani caz yedirilmiş türküler
yabancıların icra ettiği türküler
bazaar kumpanya
izzet kızıl, bizden vurmalılarda
lüleburgazlı recep,
yüksek tepeler - bazaar kumpanya
türkünün caz versiyonu bu
(türkü olsun
davul olsun
zurna olsun
çamurdan
bataktan olsun be hocam
allahhhh be
var ya
yırtarım dağları aşarım
o derece yani
o derece
bendime hiç sığmadım ki taşayım hocam
o da ayrı bir mesele tabi)
ben bazaar kumpanyayı ilk ahırkapıdaki hıdrellez şenliklerinde dinlemiştim
( yaa ışın bahsetmişti bozcaada gezisinden, hakan ile gittiğinden felan
ve orda program kaydı da yapılmıştı dediğini hatırlıyorum hocam,
bu kayıt sanırsam o kayıt)
buzuki orhan ve ekibi + hakan ünseven
Manolya - Yağmur Taylan ve Durul Taylan / Sinemalı müzik programı
pet shop boys
sergei eisenstein
potemkin zırhlısı
film için sonradan yapılmış soundtrack albümü olacak bu haftaki konumuz



2003 - 2004 yılları arasında kaydedilmiş bu albüm
(always all my mind ve go west'ini bilirim ben hocam pet shop boys'un)
(hocam nasıl unutursun yaa, senin gençliğinin şarkısı idi "domino dancing", hiç yakıştı mı şimdi, harbiden yaa, ben bir zamanlar gençtim lan, once upon a time vakitlerde, geçti hocam borun pazarı sür eşeğin niğdeye)
comrades - potemkin zırhlısı soundtrack
man and maggots - potemkin zırhlısı soundtrack
nyet - potemkin zırhlısı soundtrack
odesa - potemkin zırhlısı soundtrack
no time for fears - potemkin zırhlısı soundtrack
after all - potemkin zırhlısı soundtrack
night falls - potemkin zırhlısı soundtrack
odesa 2
(odesa merdivenlerinde geçen meşhur sahne ile ilgili bu parça) - potemkin
zırhlısı soundtrack
1928 yapımı bir film potemkin zırhlısı
sinema tarihi açısından çok önemli bir film
kurgunun ilk kez kullanıldığı film
the squadron - potemkin zırhlısı soundtrack
for freedom - potemkin zırhlısı soundtrack
Son Buzul Erimeden - Levent Kurnaz / Küresel iklim değişikliğinin bilimsel
gerçekleri üzerine
20 ekim 2009 salı
hoşgeldiniz
murat ve ayşe bizimle birlikte
ayşe, misafirimiz ama yabancımız değil
doktora öğrencimiz hamza'nın eşi
halkı temsilen bugün konuk ettik kendisini
sceptical science sitesi
nasıl tercüme ederiz
(hemen yardımcı olayım hocam
"kıllananlar burada" diye çevirebiliriz)
71 tane şüphe var şu an için bu sitede "iklim değişikliği mi, hadi canım
sen de" tandanslı
26. programımız bu
bu dönemin son programı oluyor bu
ama telaşa mahal yok
yeni yayın döneminde de yerimizde yurdumuzdayız
(hocam kaydediyorum, rahat ol)
ilk şüphe
ne co2'si kardeşim
bu ısınmanın asıl müsebbibi "güneşteki ışımadır"
... under magnum minimum (küçük buzul çağı, little ice age)
bunun sebebi güneşteki ışımanın %01 (binde 1) azalması
2. viyana kuşatmasında dondurucu soğuklara yenilip
geri çekilmemiz de bu döneme ait bir hadisedir



geçtiğimiz eylül ayı
kayıtlı tarihteki (since 1851) en sıcak 2. eylül ayı idi
yapılan araştırmalara göre
temmuz ise kayıtlı tarihteki en sıcak temmuz idi
ama güneş ışıması azalsa da ısınma artmaya devam ediyor
2. şüphe
e kardeşim bu hep olmaz mı zaten
dünya bazen soğur
bazen de ısınır
levent hocanın eşinin
hocanın "ya, hanım, kaç defa söylemem gerekiyor
artık kar filan yağmayacak demesine" karşın
"ya, hep böyle diyorsun levent
sonra kar yağınca 2 misli para verip çocuğa bot alıyoruz"
diyerek oğlana bot alması
bu argümanla gelince cevap verilemiyor tabi, levent kurnaz
bu "kıllananlar burada" sitesindeki linkleri incelemiş dün levent hoca
kutup ayıları için
bizi parçak pinçik ederken iyi idi
hepsi gebersin
oh olsun şekilli yazılar farketmiş
çok iğrenç şeyler yazılmış diyor levent hoca
the raven - alan parsons project
bu albüm benim için çok önemlidir
eşim ile evlenmemi demeyeyim de
ilişkimizi ileri doğru götüren 2 etmenden biridir bu albüm
neyse konumuza dönelim, levent kurnaz
(hocam, ben bugüne gugün iletişim mezunu
iletişim yüksek lisansı öğrencisi bir insanım
şimdi siz böyle söyleyip
diğer argümanı bir sır perdesi ardında bırakırsanız
benim araştırmacı gazetecilik damarımı kel fatma kadar kabartırsınız
bilesiniz)



3. şüphe
yaa kardeşim bilim adamları bile bi öyle bi böyle diyor küresel ısınma için
siz gelip evet var diyorsunuz
hadi caanım siz de
bilim adamlarının %5'i acaba halinde gerçekte
%95'i küresel ısınma var diyor ve bundan kesinlikle emin
asansör meseli
5. katta, asansördesin
dahili receivar'dan asansör operatörü sesleniyor
"dikkat dikkat
asansör arızalı
inmeye devam etmek isteyenlere duyuru
%5 bir şey olmaz
%95 sizden cacık yaparız
seçim sizin" dense ne yaparsınız
dünyanın şu anki durumu da aynen bu


4. şüphe
ne? ısınma mı
yahu dünya soğuyor kardeşim
ne ısınması
bu noktada duralım
herkese iyi haftalar
AÇIK DERGİ SALI
işte ben böyle bir hal içindeyim - candan erçetin
(açık dergide çalınmadı hocam
akşam, servise bindiğimde çalınıyordu
burda da bulunsun dedim)

arthur rimbaud
155 yaşında

kargart (resmi site)
underground film gösterimleri
7 ay sürecek bu etkinlik kargart'ta
i got lost in his arms - shirley horn
4. ölüm yıldönümü
atilla dorsay konuğumuz
kendisi ile 11 ekim'de vefat eden halit refiğ hakkında konuşacağız
en son görenlerden birisi de sizsiniz halit refiği'i
(vay be halit usta
ben sanırım geçen sene "köpekler adası" gösteriminde görmüştüm kendisi
film bir hayvansever dernek tarafından bir defalık beyoğlu beyoğlu sinemasında gösterilmişti
orda bir tesadüf bizim birsen'e astlamıştım
zaten ikimiz de aynı anda milliyet'e staja başlamış ama o benden farklı olarak gazetede sebat etmişti
halen de staj yapmak üzere görev aldığı magazin servisinde çalışmalarına devam ediyor
dediğine göre halit refiğ'in özel daveti ile gelmiş o gösterime
halit refiğ kendisine "kızım" diye hitap edermiş
bizim yanımıza gel dese de ben arkalarda sadece film ile haşır neşir olmayı tercih etmiştim
kapar'ın anısı için ordaydım zaten
hayattaki ilk ve -diğerlerine ayıp olacak ama, n'apimm doğrusu bu- tek dostum kapar'ın anısı için
halit usta'nın da hayatında böyle bir sevginin, böyle bir dostluğun izlerini filmden çıkarmak hiçte zor değildi
yitirilen tüm dostlara diye bitiyordu film henüz ölmüş bir köpeğin görüntüsü ile
seni çok özledim be kapar
seni çok özledim)



(hocam, bu fotoğraftaki eşşek herrif elbette kapar değil, bir sokak köpeği oluyor kendileri, bir ortaköy ziyaretimde selamsız desrursuz gelip pattadanak kucağıma yatıverdi kendisi, gönül gönüle karşı imiş lafı hiç bu kadar cuk oturmamıştı herhal tarihte)
kemal tahir etkisi halit refiğ üzerindeki
ulusalcılığa farklı yaklaşımı
dönemin sinema yapısı
bölge işletmecilerinin finansmanı ile çekilen filmler
konuya, oyunculara ve mekana karar veren bu bölgesel işeltmeciler
(böyle ortaya konuştu atilla dorsay ama hocam sen bu bölgenin
senin memleketin çukurova olduğunu bir zamanların caanınm açık radyo programı "aksak sekans"tan biliyorsun zaten)
halit refiğ'in bu uygulama üzerine
"işte halkın talep ettiği filmler çekiliyor
işte ulusal film bu şekilde çekilir" düşüncesini geliştirmesi
sinemaya kore savaşı sırasında cephede iken ilgi duyması
akis dergisi'nde sinema yazıları yazması
1960'ta ilk filmini yönetiyor
televizyon için yaptığı çalışmalar
ilk trt genel müdürü ismail cem ile arkadaşlığı
ismail cem çok bilinen bir sinemacı aile "ipekçi" ailesindendir
asıl adı ismail cem ipekçi'dir ama "ipekçi"yi kullanmamıştır nedense
1974'te de trt ve sinema çalışmaları paralel yürümeye başlıyor
üniversite öğretim görevlisi olarak mimaar sinan'da yürüttüğü eğitimciliği


biliyorsunuz ünsal hoca da (oskay) yeni vefat etti
ben şahsen daha genç olup ünsal hoca'nın dersini dinlemek isterdim
(vay bee atilla abi, ünsal hocanın en cevval hocalığı döneminde öğrencisi idim ben)
kemal tahir'in romanında televizyona uyarlanan "yorgun savaşçı"nın yakılması hikayesi
o zamanlar benim de kadrosu içinde olduğum cumhuriyet gazetesi'nin de bu "yakılma" işinde payı vardır

yorgun savaşçı dizisinin yakılması kararı
kurulan komisyon
turgut özakman dışında kültür sanat adamı bulunmaması komisyonda
stalin bile naziler bile film yakmamıştır
kitap yakılsa bile onu yeniden basabilirsiniz
ama filmi yakmak demek onu yoketmek demektir

kasım'da fransa'da yapılacak halit refiğ toplu gösterimleri
ben de en azından bir bölümünde orada bulunmayı planlıyorum
20 film ile bir yeşilçam tarihi çıkardık
benden bir yazı istediler
türkan hanım (şoray) ile de görüşüp 100 - 120 sayfalık bir kitapçık hazırladım
kitapçığı beğendiler ama en çok halit refiğ ve "ulusal sinema" anlayışı onların dikkatini çekmiş

halit refiğ'in olgunluk dönemi sineması
onun filmleri hümanist filmlerdir
"iki yabancı"
ve son filmi "köpekler adası"
"teyzem"
ve başyapıtı olan "hanım"



kedi sevgisi
evcil hayvan sevgisi
"sinemayı yazan adam" kitabım çıktı benim
hatta bugün çıktı piyasaya
benimle yapılan bir nehir söyleşi kitabı
rıza kıraç benimle konuştu uzun süreler bu kitap için
orda da anlatıyorum "hanım" filmini savunduğum zamanları

altın portakal değerlendirmesi de alalım sizden atilla bey
festivallerde bilinmedik filmler gösterilir
ve onlar keşfedilir
festivalin anlamı budur zaten
daha yeni bir anlı şanlı yazarımız bu ne böyle diye antalya'yı eleştirmiş
ödülün bölünmesi, paylaştırılması da eleştirildi
bu birçok festivallerde olan bir şey
bizde de olabilir
ne var bundan
"kosmos" (fragman) benim şu ana kadar türk sinemasında gördüğüm en güzel filmlerden biri
"bornova bornova" (fragman) da çok güzel bir film
ödülün paylaştırılması çok yerinde bir karardı bana kalırsa
bizim tek altın palmiyemiz de biliyorsunuz costa gavras'ın bir filmi ile ortak almıştı ödülü


---------------
---------------
Ç A R Ş A M B A
akıl fikir - 21.10.09 çrş
Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç
sarsılanlar için müzik
barış için sarsılanlar
anadolu ...
abd tıp derneği dergisi jama
domuz gribine karşı abd'de yürütülen seferberlik

teslim olan pkklıların hepsi serbest bırakıldı
güneydoğuda bayram havası

"vakit geçirmeden ülkenize dönün
çok daha güzel günler olacak" r.t.e
salt water - julian lennon
iklim değişikliği ile ilgili şarkısı john lennon'un babasının izinden giden
oğlu julian'ın
bu şarkıları bizimle paylaşan adnan'a da selam
çok makbule geçti




ergenekon partisi (er parti (sloganı da "türkiyenin eridir)) kurma
çalışmaları
yes men gene devrede (resmi site)
amerikan ticaret odasını hedef almışlar bu sefer
ato adına açıklama yapmışlar
"halt ettik, pişmanız
dünya, paradan daha önemli" demişler göya
jingo sambra fake ismi ile yapılan açıklamalar
yes men'den andy bicklebaum
yes men'in izleyenleri gülmekten yerlere yatıran kısa filmleri
fox business network
bu sahte açıklamanın harbiden yapıldığını sanıp bültenlerine dahil edenler
sonradan yalan beyanmış diyenler
(yoksa"orson welles" yaşıyor mu hocam)

democracy now sitesinden tüm bu komediyi (ya da trajedi) izlemek mümkün
Çarşamba - Cengiz Aktar'la Avrupa'ya Doğru
cop copenhagen 15 (resmi site)
taraf ülkeler konferansı
geri sayım iyiden iyiye başladı
fransanın vergi alma kararı
veysel eroğlu katılacak mı peki? cengiz aktar
metinde bu iş dışişleri bakanlığında denmiş
dışişlerinden bir yetkili ya da bakan gider kuvvetle muhtemel, avi
bırakmayalım eroğlu'nu, ne olur ne olmaz demişler yani, cengiz aktar

----------
profosör selim badur konuğumuz
kendisi ile domuz gribi ve aşısı hakkında konuşacağız
pandemi izleme bilim toplantısı
ankara
ankara ve diyarbakır'daki okullarda görülen domuz gribi vakaları
okullar tatil olsun mu olmasın mı tartışması
fransa örneği
orda 3 grip vakası okuk tatili için idealdi
ama 16 - 20 eylül'de fransa'da açık okul kalmayınca revize ettiler bu
sistemi
şu an görülen girp vakalarının %98'î domuz gribi
o nedenle okul kapatmaya gerek yok
çare şu: hasta çocuğunuzu okula göndermeyin
bir başka çare: artık domuz gribinden emin iseniz doktora gitmeyin
bu virüs o denli yaygın ki doktorlar da yetişemez çünkü herkes gider ise
şu andaki endişe hastalık pandemik etki ile başkalaşabilir ve daha etkili
olur mu
basınımızdaki manipulasyon
haberleri çarpık yansıtmak
abd'de aşıya itiraz edildi, mahkemeye gidildi haberi çıktı en son
olan ise aşı olan işten çıkarılacak söylentisi çıktı abd'de
insanlar işten çıkarma olmasın diye mahkeme yoluna gidecekler
şu anda ist'da on binlerde virüs taşıyan insan var
bunda korkulacak bir şey de yok
cdc (central of disease control)(resmi site)
internetteki bilgi kirliliği
şu uzman şöyle dedi diye dolaşan saçma sapan zincir mailler



squalen
10'luk flakonlar
aşılarda etil merkür kullanımı
civa var bu ilaçta ama balıkta da var
gianvare sendromları
who'nun belirlediği 40 mio doz aşı
salgın artık kapımızda sloganının,
salgın artık aramızda'ya dönüştürülmesi
paracetemol vereceksiniz çocuğa ilaç olarak
ve eve gönderip nomal grip hastalığı tedavisini uygulayacağız
dinlenme ve demlenme (çay filan tabi)
domuz gribi risk grupları
gebeler
bebekler (36 aya kadar)
astım, diabet hastaları
bu gruptakiler öncelikli olarak aşı olmalı
peki son bir soru
bu domuz gribi
türkiye'ye karşı bir komplonun sonucu olabilir mi? ömer abi
hayır, hiç sanmıyorum, (gülümseme mimik sesi), selim badur
yeni yayın döneminde programınız da tekrar başlıyor
her cuma açık radyo'da
twenty five, twenty five - zager and evans

Açık Yeşil - Ümit Şahin ve Ömer Madra / Hayatın, politikanın ve sokağın
çevre-ekoloji gündemi
(kaydediyorum hocam, rahat ol)
(muhtemelen bizim kampanya mevz-u bahis olacaktır)
iklim değişikliği eylem planı
türkiye kopenhag'da ne yapsın
esra özkan'ın (bizim esra'nın) basın açıklaması dinletiliyor şu an

"kopenhag için, harekete geçin" sloganlar
"iklim değişiklğini durdur
yaşamı sürdür
kopenhag için
harekete geçin"
iklim değişikliği bakanlığı
bağımsız bir iklim değişikliği ajansı
mecliste bir iklim değişikliği komisyonu
kurulması önerileri de var basın açıklamasında
kopenhag'a 47 gün kaldı
2020 kişi başı salım 9,5 ton co2 olacak
en iyi senaryo baz alınıp 2020'te taşınır ise
yeşillerin önerisi ise 2012 yılında kişi başı salım oranı baz alınsın
ve 2020'ye kadar da bu oran sabitlensin
2012'de 6,5 ton olacağı tahmin ediliyor kişi başı salım oranının türkiye
için yeşillerin önerisi dikkate alınır ise
bu oran aynı zamanda ab ülkelerinin hedef aldığı oran
türkiye bu öneri doğrultusunda hareket ederse
ab'ye katılmış bir türkiye, ab ile aynı oranda bir salım oranına ulaşmış
olacak
(ben istedim 1 göz, allah verdi 2 göz durumu)
mohamed nasheed
maldiv adaları başkanının konuşması
(herhal bali de)
geçenlerde maldiv adası halk temsilcilerinin denizin altında toplanması
radikal ve taraf'ın da bunu makaraya alan üslup ile haber etmeleri

those were the days - mary hopkin (karaoke)


(enfes, manyakovski bir şarkıdır bu hocam
ahdım olsun
bu pazar fenere koyunca (allaım allaımm, n'olur, allaımm)
bu şarkı ile evde coşacammm
lan oğlum ne fıttırırım biliyor musun
aklın çıkar
aklın)
(ah be anavarzam, ah be, şimdi günlerden çarşamba ve saat 16:09, vuslat başka bahara kaldı be koçum, vuslat başka bahara kaldı, elbet bir gün fenere koyacağız, bu hep böyle yarım kalmayacak, işte o vakit hiç kimse beni tutmasın, nihavend makamında bu şarkı ile programımıza devam ediyoruz hocam)


aaa, ümit, eylemlerde bu şarkıyı söyleyeceğiz diyor
(oğlumm, olmaz böyle şey yaa
bu iklim gösterileri her seferinde
fener - cimbom maçına denk geliyor lan
eskiden bi de aynı güne denk gelirdi
bu hafta fener de biz de prş uefa maçı yapacağız diye
maç -allahtan- pazara alındı
yüzmilyon baloncuk taraftarın arasında
onyüz küsur çevreci olarak polis barikatları
arasında yürümek pek hoş olmuyordu)
naomi klein
nation dergisi
"obama'nın kötü etkisi" yazısı
bu yazının tam metninin türkçesi yeşil gazete.org'da mevcut

obama'nın nobel barış ödülü alması
(ne etti, kimi tuttu ki bu herif hocam
baba afro ana hippi kendi çikolata memleket usa
titr president olunca
buyur ödül mü deniyor artık)
james hansen ve eşinin
barack obama ile eşine
"bir maniniz yoksa dünya hücceten gidecek" mektubu yazması
presidence of national academy sciences
agence france press
200bin yıldır (bişey bişey, tam dinleyemedim burayı, check et)
kureselisinmayidurdur.com
sitesinde eylem planının tamamına ulaşmak mümkün
Metropolitika - Aysim Türkmen ve Korhan Gümüş / Kent ve kentlilik üzerine
tartışmalar
turgay uğur konuğumuz
genç siviller'den
konumuz da yassıada (linkte fotoğraf galerisi var hocam)
adada gerçekleşen arama konferansı




yassıada'nın yeri konusundaki kara cahil istanbullular
(ben de bilmezdim hocam bu denli yakın olduğunu yassıada'nın
"rahmetli", onun kardeşi derya, deryanın -şimdi eşi oldu- erkek arkadaşı
gökhan
ve gökhanın dayısı -adını unuttum- abi ile bir ziyaetimize değin)
3 kişi sallandır bak bi daha yapıyorlar mı mantığı
önce 3 siyasetçiyi sallandırmaları
ardıllarının bunun bilincinde icraatları
sonra 3 genci sallandırmaları
ardılllarının bunun bilincinden siyaset yapma(ma)ları
yassıada isminin kökenine bakılınca
rum isminin aynen çevrilmiş olduğu görülüyor
1947'de askeri üs haline getirilen yassıada
kendi hakikatini üreten teknokratik mantık
teknik bir iş olan askerlik
1. dünya savaşı sırasında ingiliz birinin adaya şato inşa edince
vaayyyy fatih de 1453'de istanbul'u böyle almıştı diye halkın "huopp"
çekmesi
her devletin bir ordusu vardır
bizdeki durum ise şu
biz de ordunun bir devleti var
kedi meseli gibi aynı
kediler bakar ya bu benim evde gezinen de kim der gibi
aynen o hesap
proteryen cumhuriyet tespiti ahmet insel'in
çok yerinde bir tespittir o

sürgün - siyasiyabend (linkte "böyle olur mu?" var hocam)




vedat eczacıbaşı'nın vefatı
adnan menderes yassıada'da mahkum iken
kumkapı'da içki masasında "bu kadeh de sana "adnan" " demesi
ihbar üzerine hapse atılması
(hocam bir görgü şahidi kadir mısıroğlu'nun olayı aktarmasını şurdan izleyebilirsin)
hapiste geçen aylar ve dayanamayıp koşullara intihar etmesi
bu olaydan sonra burjuvazi'nin "emret komutanım" moduna geçmesi
hemen her darbeyi "vay be, paşam be, yaptı be" diye şakşaklaması
(aklıma 1984 romanı geldi hocam, vedat eczacıbaşı'nın tek fotoğrafını bulamadım internette, belki bu işte benim beceriksizliğimin de payı vardır ama adamı herkes gömmüş gitmiş bir durum var sanki, ben hayatımda bu olayı ilk kez bu programda duydum zaten, koskoca "eczacıbaşı" ailesi olacaksın bunun hesabını sormayacaksın, siz o parayı alın da .....)
menderes'in cesedinde bulunan 35 sigara yanık izi
ki menderes'in sakin, uyumlu kişiliği de çok iyi bilinir
youtube'da da görülmesi mümkün olan yassıada'da mahkum görüntüleri
dış sesin alaycı uslubu ve halka o dönem bu filmin izlettirilmesi
celal bayar yemek yerken
dış ses "hep yediği havyar değil önündeki ama maşallah iştahından da bir
şey kaybetmemiş"
("total recall" filmi geldi hocam aklıma şimdi (linkte fragmanı var)
aynen bunun hakkındaydı
ama o bir kurgu, bir filmdi
bu ise bizim eserimiz)

(şimdi filmin fragmanını izleyince yanıldığımı anladım hocam
başka bir arnoldlu film bu "manipulasyon" ile benzerlik gösteriyordu
ismi de "running man" idi filmin (linkte fragmanı var)
düzeltir ve vermiş olduğumuz rahatsızlık için özür dileriz)

yassıada müze olsun düşüncesi
ziverbey köşkü
mamak cezaevi
diyarbakır cezaevi



toplum hafızasında acı izler bırakan yerlerin
gerçek ile yüzleşme mekanları haline getirilmesi
bu dünyanın diğer köşelerinde de yaygın bir uygulama
müzeler, müzecilik fikri aslında miadını doldurdu
yeni bir perspektif gerekiyor
karşı müze kavramı gelmeli belki de, korhan
uluslararası rezidanslar
dünyada var böyle yerler
bir yazarı davet edip
gel burda romanını, oyununu vsr yaz denebiliyor mesela
o tür bir yapı oluşturulabilir aslında
başka seçenekler de düşünülebilir
hakan erdem
sabancı üni
dediği gibi biz bu hareketle insanların dikkatini adaya çektik
bir nev-i yassıada'yı imara açtık
biz bu hedefin peşini bırakır isek hemen orası rant kapısı haline getirilir
belediye başkanlığı bir cerrahlık mesleği aynı zamanda
vurduğunuz her neşter vücuda bire bir tesir ediyor
belediye başkanı x semti y sokağındaki elektrik direğini ben seçtim diye
böbürlenebiliyor
bu ne umarsızlıktır
orda yaşayan kişi siz değilsiniz ki, bu hakkı size kim veriyor
herhangi küçük bir parktaki bankı ordan şuraya kondurmak size ufak bir
değişiklik gelebilir belki
ama siz belki de farkında olmadan yaşlı bir teyzenin 50 yıllık hatırasını
yok ettiniz o yer değiştirme ile
oğuz babüroğlu bu konferansı hiçbir ücret almadan gerçekleştirdi
darbeler hep oturma odalarımıza geldi aslında
önce radyo
sonra televizyon
en sonunda da internet ile
5 farklı oda tasarımı ile bunu vurgulayacak bir enstalasyon fikri var
projeler arasında yassıada için



konfor dediğiniz şey sonuçta cilalanmış granit değildir
temiz su ve temiz kağıt barındıran bir tuvalettir
( bu çocuk kimmiş ya hocam
bayağı esaslı laflar etti
basit ama direkt hedefe giden laflar)
turgay uğur idi konuğumuz
Traji-trafikten Beşerî Trafiğe - İdil Işık, Kevser Üstündağ, Yeşim Ayöz /
Psikoloji perspektifinden trafik
topkapı trafik eğitim parkı

ukame kararları
ayda bir gün sokak bizim
kasım ümraniye
aralık zeytinburnu
18 ekim etiler edincik sokak
ayda bir gün sokak bizim ekim
bilkent üni, trafik kurulu başkanı nermin fenmen tlf konuğumuz
araç pulu uygulaması
bilkent üni trafik kurulu (resmi site)
kurul 1996 yılında kuruldu
ceza puanı uygulaması
belirlenen ceza puanı aşılırsa 3 ay süre ile araç ile üniversite içine
giriş engelleniyor
yayalara geçiş üstünlüğü ilkesi vardır tabelaları bulunmakta bilkent'in her
köşesinde
ceza puanı uygulması servis şoförleri için de geçerli
hatta kampüs yasağı konan şoförlerin maaşları da etkileniyor bu durumdan
bu nedenle şoförlerimiz kampüs içine girdikleri anda her kurala harfiyen
riayet ediyorlar
chris rea'dan bir parça ( i can hear your heatbeat)

(hocam chris rea abimize söz gelirde bir şarkı ile bırakmak olur mu hiç, oolmaasss, o halde sürsündür partyy george, haydin, "ı just wanna be with you"
vee asıl bomba, allaım allaımmm aklıma mukayyit ol allaımmm "the road to hell"
ben bu parçanın hastasıyımdır, delisiyimdir ama ismini bilmezdim, bu haftaki "son buzul erimeden de (bu hafta dediğim "açık radyo günlüğü 25 26-30 ekim 2009" haftası hocam) levent hoca çaldı da kavuştum yitirdiğim yarime yıllar sonra, o sırada işyerinde coşkudan kudurmama ramak kalmıştı hocam, şimdi ise (28 ekim 2009, 23:42, evde, üstbostancı, odamda) kim mani olabilir ki bana, allaımm allaımmm aklıma mukayyit ol allaımmmm)

12 ceza puanı alana 3 ay kampüse aracı ile giriş yasağı
insanın yedek parçası yok
hızı %5 azaltmak kazalarda ölüm oranını %30 azaltıyor
motosikler kullanırken kask takmak kazalarda ölüm oranını %40 azaltıyor
emniyet kemeri kullanımı da çok önemli
tv dizilerinde emniyet kemerine gereken önemin verilmemesi
halbuki rol modellerinin gençlik üzerinde çok büyük etkisi oluyor
Sosyal Hareketler Gündemi - Atilla Aydemir ve Seçil Türkkan / Sosyal
hareketler ve sivil toplum kuruluşları
hidrobiyolog levent artüz
duygu tüzün konuklarımız
marem projesi
marmara denizinin değişen
oşinografik hareketlerinin izlenme
projesi
proje 1954 yılında başlamış aslen
geçen seneki "salya" olayları
basın "beyaz köpüklenme" olarak aktardı bunu

öncelikle kirletici unsurların ortadan kalkması lazım
145 ekonomik tür balığı var iken bir zamanların istanbulu'unda
şu anda ekonomik tür olarak nerdeyse balık yok
marem bir izleme projesi
temel oşinografik parametreler
biyolojik parametreler
araştırma gemimizdeki ıslak labarotuarda incelemeler yapıyoruz
80'li yıllarda kartal-pendik hattında çok sayıda balık ölmesi
marem projesi gönüllü öğrencisi duygu
levent@artuz.com adresinden levent hocaya ulaşılıp proje ve çalışmalar
hakkında detaylı bilgi almak mümkün
-------------
----------------
P E R Ş E M B E
akıl fikir - 22.10.09 prş
Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç
bağ bozumu
i need to wake up - melissa etheridge
(uyanmaya, değişmeye, değiştirmeye ve sarsmaya ihtiyacım var
bu da şarkının sözleri hocam)

uluslararası iklim eylemi günü
24 ekim 2009 cumartesi
her yerde olacağız
everest
galatasaray
afganistan'da bile
türkiye'de 6 şehir (batman da katılınca 7 oldu) katılacak
cumartesi 16:00'da galatasaray lisesi önünde olacağız
iklim değişmesin diye
küre ısınmasın diye
torunlarımızın da torunları müreffeh yarınları görebilsin diye
I need to wake up
I really need to
What about you? "
barış grubu
"umutlarımızı arttıran bir gelişme oldu
34 kişi geldi
sorgulandı
yasalarımızca suş unsuru bulunmadı" rte
basının "34 pkklı" ifadesi
mahmur, pkk değil mülteci kampı
kandil'den gelen 8 kişi pkklı tamam
ama diğer 28 kişi mülteci değil
pkklı değil onlar
kullanılan dil çok önemli
buna dikkat etmek gerekli
ahmet türk'ün konuşması
tkp'nin açıklaması
"bu barışı abd istiyor
abd istiyor diye barış olmaz
empreyalizmin oyunu bu
kanmayalım"
(tam buraya bir orhan baba yakışır be hocam
"bana kaderimin bir oyunu bu" )

demokrat parti başkanı cindoruk
"barış için gelen gerilla kıyafeti ile mi gelir?"
(bu benim de dikkatimi çekmişti hocam
o kıyafet adamların milli forması gibi bir şey lan
"biz, biz pkklıyız biz" der gibi oldu gelişleri
barış, tamam olsun, ona bir şey diyeceğimiz yok
ama olur da bir yerde çark edilirse
şu nokta devlet pkk ile görüştü noktası olacak
adamlar (ve de kadınlar tabi) sadece sözünü etmiyorlar bunun
lakin zati atalarımızın da dediği gibi
"ayinesi iştir kişinin, lafına bakılmaz" )
the night they drove old dixie down - joan baez
bu da diğer grooveshark'tan


türkiye'den azerbaycan'a bayrak notası
israil ile "dizi" polemiği
gelen tepkiler üzerine "ayrılık" dizisinin 2. bölümüne sansür gelmiş
2. bölümde bazı savaş sahneleri çıkartılmış
goldstone raporu
24 ekim eylemi teaserı
seslendiren eraslan sağlam
3-5-0 şarkısı - ferds moall
24 ekim eylemleri
hedef 350 pmm
şu anda atmosferdeki co2 oranı 390 ppm
bill mckiboon'un yes dergisinde yayınlanan son yazısı (21 ekim tarihli)(hocam linkte bill mckibben ile tim flannery'nin konuk olduğu democracy now haber bülteni var, mülakatı gerçekleştiren de ömer abi'nin dilinden düşürmediği amy goodman)
24 ekim, planlanan eylemler
çin - 350 km mesafeyi bisiklet ile kat edecek eylemciler
tibet - everest'e tırmanacak dağcılar



ve maldivler ki onlar ilk elden gidecek toprak parçası
son bakanlar kurulu toplantısını suyun 6 metre altında yaptılar
amaçları kopenhag zirvesi öncesi kendi hallerine dikkat çekilmesini
sağlamak
keg
egeçep ortak eylemi
izmir, alsancak meydanı


(yaa hocam, böyle işte, keg'in logosuna bakınırken bak ne buldum net'te, açık gasteciler de zamanında blog yapmaya heves etmişler ama kurşun da bir yere kadar götürür elbet insanı, "planet of apes"in (fragman) son sahnesi geldi aklıma hocam, hani maymunlardan kaçarken özgürlük heykelini kumların arasında görünce doluya tutulan charlton heaston abimim görüntüsü var ya, işte o geldi aklıma, "lan bura dünyaymış lan" oldum ben de aynı onun gibi)


(ah be hocam, charlton abim'in şu geldiği hale bak, arkasında yazan freedom'da fakirlere, yetimlere, muhtaçlara özgürlük değil ha, silah kullanmak isteyenler bırakın deşedursun birbirini özgürlüğü, baksana nasılda coşmuş haykırıyor, sen bu hallere düşecek adam mıydın be abi, ben ki en sevdiğim film "ben hur"dur (fragman) diye halen söylenir gezerim, judah ben hur, ey halkı için çekmediği çile kalmamış cengaver, nedir bu ahval ve şerait, açıklar mısın lütfen?)


ankara'da bisikletliler için buluşma
istanbul windsurfçüleri yelkenleri ile boğaziçi'nde 350 görüntüsü
oluşturacaklar
birey dersanesi öğrencilerinin, "fırçalıyoruz" eylemi
eymür gölünde "iklim" pikniği
robert kolejinde 350 rakamı yazılı pankartın altında eylem
bodrum, herkes için uyanma vakti, "bu dünya bize çocuklarımızdan ödünç"
eylemi
batman'da yapılması planlanan, içeriği bilahare öğrenilecek eylem
ve istanbul galatasaray lisesi önünde buluşma, galata kulesine yürüyüş ve
şamata
john fefr'in yazısı
roma'da 200bin kişinin ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı yürüyüş
we are demanding airplay - the gallerist (bulamadık şarkıyı hocam net'te)
350 eylemi için yapılmış 350 şarkıdan birisi
Milâttan Önce, Milâttan Sonra - Nermin Bayçın / Arkeolojinin seyir
defterinde geçmişten günümüze yolculuklar...
bu hafta da konuğum
internetteki açık gazete ve yeni harman muhabiri yusuf yavuz
kaş bölgesi
antalya burdur
1/100binllik çevre planı
ve buna yönelik itirazlar
Hayal Tacirleri - Can Mindek, Mahir Ilgaz, Zeynep Özler / Türkiye - AB
İlişkileri
en önemli gündem maddesi
demokratik açılım konusundaki gelişmeler
ilerleme raporu
ab süper iklim haftası içindeyiz şu anda
yunanistan'daki "bütçe açığı" skandalı
istikrar ve büyüme paktı bütçe açığı en fazla "%3" olur diyor
yunanistanda ise "%12"
ab bakanları küplere binmiş durumda
leyla tunçelin tlf konuğumuz
eski ikv genel sekreteri
demokratik açılım
ben bu sürece inanıyorum
geri dönülemez
geri dönülmemesi gereken bir noktadayız
"stratejik derinlik ve komşularla sıfır problem"
dışişleri bakanımızın açıkladığı yeni felsefe
ab bu süereci (demokratik açılım)
dikkatle ve hevesle takip ediyor
hükümet bir niyet ortaya koydu
şimdi de altını doldurmaya başladı
çok dikkatli gitmeliyiz, geri dönmemeliyiz
şu anda bölge liderliğine soyunmuş bir türkiye var
enerji güvenliği
nabucco
kazakistan devlet başkanının şu anda gerçekleşen türkiye ziyareti
ab'nin nabuco anlaşmasına verdiği önem ve kavşak noktadaki türkiye
geleceğin meselesi aslında "enerji güvenliği"
lizbon anlaşması ve ab'nin geleceği
türkiye'^nin ab üyelik sürecini durdurabilecek
dünyada tek bir ülke var
o ülkede türkiye'nin kendisi
kendi ayağımıza kurşun sıkmaz isek bu yoldan kimse bizi döndüremez
leyla hanıma çok teşekkürler
nerdeyse hepimiz onun elinde yetiştik bu ab öğrenim sürecinde
teşekkürler
nantes - beirut
(işte açık radyo'nun bir güzelliği de bu hocam, kulağına çalındığında "aa e güzelmiş lan bu" ezgileri, o ezgiler var ya şunun şu albümünün şu isimli kaydıdır şeklinde erişiminize buyur etmesi, bu da bir diğer çalışmaları oldu, teşekkürr ederiz, o 50bin düğmeli kayıt cihazlarında tırım tırım dönen parmaklarınız dert görmesin)

evet zeynep, gelelim sana
sen önemli bir toplantıdan yeni döndün
zadar'da idin, eski ismi lle zara
zadar'ın ist ile bir ortak kaderi de var
4. haçlı seferi sırasında haçlılar tarafından yağmalanan
2 hristiyan kenti
istanbul ile zadar idi

hırvatistan, türkiye'den vize istemiyor
(neee, vay be)
ab komisyonu küresel ısınma da
sera gazı emisyonlarının %40 azalması gerektiğini
yönünde bir "iyi niyet" kararı aldı
bu kararın bir bağlayıcılığı yok ama
niyet beyanı olarak çok yerinde bir karar
kyoto'ya dahil edilmeyen havacılık ve denizcilik sektörleri için de karbon
emisyonu azaltılması gerektiği vurgulandı
havacılık için %10
denizcilik için ise %20 azaltım önerildi
ki bu aslında yeterli bir oran değil
sınır tanımayan gazetecilerin fransa'da "basın özgürlüğü" hakkındaki son
açıklaması
türkiye 20 sıra birden gerileyip 122. sıraya yerleşti
sierra leone, kamboçya gibi ülkelerden daha kötü bir sabıka kaydımız var
"basın özgürlüğü" konusunda
ab'de de bir gerileme olduğu ifade edildi sınır tanımayan gazeteciler
tarafından
Eğitim Güncesi - Ayhan Erbay, Müge Çakman ve Soner Şimşek, bi de Dilek /
Eğitim Sistemine bir bakış.
bu yayın dönemindeki son programdayız
"ezilenlerin pedagojisi" paul freire


freire'nin eğitim metodları
bu metodları en yoğun ve doğru kullanan latin amerika ülkeleri
venezüela (chavez), küba (castro)
iskandinav ülkeleri
pisa sınavında en başarılı ülke üst üste iki yıl finlandiya oldu
(pisa da ne yaa?? )
politeknik eğitim modeli
köy enstitüleri 1935 - 1940
atatürk tarafından eğitim konusu için türkiye'ye davet edilen john dewey
ismail hakkı tonguç



genesis - mountain goats
eğitimde iyi örnekleri konuşmaya devam ediyoruz
gelelim türkiye'ye
aslında bulmakta bir hayli zorlandık
mesela halk eğitim merkezlerinde engellilere yönelik eğitimler örnek
verilebilir
ama onda da tüm ülkeyi kapsama durumu yok, lokal çalışmalar var
ders kitaplarının ücretsiz dağıtılması
ama o da uygulama, seçim, rant konularında soru işaretleri barındıran bir
uygulama
yapılandırıcı eğitim modeline geçilmiş olması
Hikâyenin Kadın Hali - Ayşe Gül, Çiğdem, Fulya, Ezgi, Özlem / Çoğu zaman
kadınlar, arasıra erkeklerle kadınlık ve erkeklik üzerine sohbetler
parça parça kadın hikayeleri yaşayanların kendi ağzından dinletiliyor
bir parça geç açtım başını kaçırdım programın
kaçak kadınlar sirki
ya da maskeli kaçak kadınlar sirki
ben de orda yıllarca palyaçoluk yaptım
orda kendime güvenimi kazandım
ışıl eğrikavuk konuğum (ışıl'ın kendi blogu)
ben de fulya
dinlediğimiz ışıl'ın bienal'de gösterilen videosundan seslerdi
ışıl'ın "gül" isimli videosu

tütün deposunun hemen karşısındaki bina'da gösteriliyor bu film
benim 2 işim var aslında bienal'de
bir tanesi "gül"
diğeri de bir gazete projesi
aslında "gül" kurgu bir hikaye
evden kaçıp sirke katılan bir kadının hikayesi
medya teslimiyetleri
videoda oynayan da arkadaşımız
kadın araştırmaları konusunda doktora yapan "neslihan"
infamous library (karanlık kütüphane) (bu da ne ya hocam)(linkte radikaldeki sahte haber metni var hocam)
hazy boundairies (muğlaklaşan sınırlar) (al işte, bir tane daha)
ben de bilgi üni de radyo tv sinema masterı yaparken
bu konularla ilgilenmiştim, fulya (aaa, öyle mi?)
diğer işim de bir gazete projesi
15 sene kaçırılan bir kütüphaneye kapatılan insanlar
ve onların araştırmaya zorlanması
bu fikir bienalin açılış tarihini öğrendiğimde kafamda canlandı
12 eylül
bu hikayenin gazete içinde haber şekilli hali
12 eylül'de radikal cumartesi eki ile
hürriyet daily news ekinde basıldı
bu ekleri halen iş'in sergilendiği mekanda bulmak ve edinmek mümkün
(linkteki "iş"in kendisine bir okur da yorum yapmış hocam, böyle kurgulara finlandiya'da filan iyi de bunların ağa babasını yaşayan bizim gibi ülkelerde biraz tuhaf değil mi demiş okur, bu noktayı da düşünmekte fayda var elbet)
şimdiye kadar basında ve medyada bienalin sansasyonel tarafı vurgulandı hep
kuratörlerin kavramsal çerçevesi işlendi
ama işleri anlatan, işleri ele alan yazıları ben sadece bir, iki blogda
görebildim
ama daha 1 ay oldu bienal başlayalı
zaman geçtikçe iş'ler de irdelenecektir
konuğum ışıl
kendisi aslında boğaziçi batı dilleri edebiyatı fakültesinden arkadaşım
ardından şikago'ya güzel sanatlar okumaya gitti
döndü, şimdi boğaziçi'nde dersler veriyor
sabancı ve bilgi!'de de dersler verdiği oluyor
benim verdiğim ders çoğunlukla çağdaş sanat hakkında
öğrenciler de pek bir şey bilmeden geliyor aslında derslere
video art
performans
metin
zaten güncel sanat zenaat'den ziyade "kavram"larla yürüdüğü için
boğaziçinde farklı disiplinlerden öğrenciler ile birarada olmak beni de
zenginleştirdi
güncel sanat aslen anlamlandırılması zor bir alan
insanlar "bu ne" diye anlamaya uğraş vermeden geçip gidebiliyorlar
garanti platform'un sana veriği mekan, fulya, konuğa
şu anda zaman zaman türkish daily news'de kadın sayfasını da yapıyorsun
ben genelde metne dayalı, metinden yola çıkmış işler yapıyorum çağdaş sanat
anlamında
geçen hafta mesela sabahat akkiraz ile ilgili bir yazı yazdım turkish daily
news'te
gazetede yazı yazmak, haberler vasıtası ile hikayelere ulaşmak da benim
için faydalı oluyor
l.e.s artistes - santi gold
"insan neyle yaşar"
"üç kuruşluk opera" bertold brecht
residency almak (???)
(ev almak değil mi ya burda kasıt
"residency" başka ne ola ki?)
2010'da dortmunda gideceğim 3 aylık bir residency için
(demek ki bunun manası başka hocam
senin sığ kafanın alamayacağı bir şey olmalı)
bu hafta ışıl eğrikavuk konuğumuz oldu
Evrenin Suyuna Giden Tasarım - Nurhan Keeler ve Nihal Saruhanlı /
Eko-Tasarım
özel sezin liesi öğrencisi 2 konuğumuz var
futuristik senaryolar yarattı ikisi de
çağkan korur 12 tm
orçun yüksel 11 fen bilimleri
futurizm derneğinin konferansı (derneğin resmi sitesi)

kendi aramızda kurduğumuz enerji1 grubunu oluşturduk
4 öğrenciden oluşuyordu bizim grup
karbon salımını azaltacak fikirler üzerine düşünürken
çeltik samanından ev inşa etme fikrine ulaştık
greenhouse efektler

saman evin çevreye uyumlu olması
yangına çok daha dayanıklı olması
hava sirkulasyonuna müsait olması
depreme dayanıklılığı
ama başlangıçta yakın çevremiz bizi çok sükut-u hayale uğrattı
"samandan ev mi olur?
o hemen yanar
bi üflesen uçar" dediler
ama biz sonuçta kendi araştırmalarımızla gördük ki
samandan yapılan ev hem çok daha sağlıklı hem de çok daha dayanıklı
güneş panelli evlerde elektrik üretip devlete satma projesi
şu anda bodrum'da, antalya'da buna yönelik çalışmalar var
saman evlerden oluşmuş bir site yapma çalışmaları var
diyarbakır'da da bir güneş evi var
futuroman
futurist roman projesi var
bize yardımcı olan gökhan kalafat abimiz
karikatürist kendisi ve bu derginin çıkmasında bize yardımcı oldu
çizgi roman dergisi
füturizm sadece hayalgücü ile sınırlı
bize futurizm derslerinde söylenen şey
uçabildiğiniz kadar uçun, tutarlı olmaya çalışmayın
konunuz gelecek tasarımcılığı
gelecekte henüz gelmedi dendi
biz de bu doğrultuda yaptık çalışmamızı
----------------
--------------------
C U M A
akıl fikir - 23.10.09 cuma
Açık Gazete - Ömer Madra, Avi Haligua, Volkan Artunç
peoples priority - seth bernard
24 ekim eylemi şarkıları
350.org
175 ülkede eylemler olacak
4594 eylem var şu anda sayabildiğimiz
gine'de de -ki orda daha yeni katliam yaşanmıştı- eylem olacak
çin'de 300 eylem olacak 24 ekim'de
seyşel adaları
balonla havalanıp gökyüzüne 350 yazısı yazılacak
bangladeş
(hocam sen günlüğü tamamlayana kadar 24 ekim, 350 eylemleri yapıldı zaten, galatasaray lisesi önünden başlayan eyleme sen de (üstelik evden çıktıktan 10 dk sonra yere düşüp koltuk değneğin -artık nasıl başardı isen- kırıldığı halde hem de) iştirak ettin, şimdi 29 ekim 2009 perşembe ve saat 09:59, kısmetse bugün günlüğü tamam ederiz, baksana cuma gününe kadar geldik, ama bir kaç tane "açık dergi"yi de müsvedde kağıtlarına not almıştım, onları da eklemem gerekecek, yaa ben bugün bienale gidecektim ya, oğlum ona da git, gitme demiyorum ama şunu da bir hallediver be artık koçum)

Beyoğlu - İstanbul - Türkiye

Kopenhag - Danimarka

Cebbu - Filipinler

Kahire - Mısır

Melbourne - Londra - Kopenhag
mumla yapılmış bir ayin
desmond tutu
usa.today'daki makalesi

maldivlerin batması
kenyadaki açlık

quilt - melbourne

aerial - maldiv adaları

hong kong - çin halk cumhuriyeti

dominik cumhuriyeti

şikago - abd
28 afrika ülkesi risk altında
maple crof
küresel risk güvenliği grubu
350 defa çaldırılacak olan çanlar

soweto - güney afrika

new brighton - avustralya

moğolistan

vermont - abd
maldivler
muhammed naşit ve 11 bakanın kabine toplantısını deniz altında yapmaları
miles davis de hayranı olduğu desmond tutu için bir beste yapmıştı
dalai lama - budizm
desmond tutu - katolik
islam dünyasından 24 ekim için pek bir ses - henüz- çıkmadı

vilandai - hindistan

minik kaplumbağanın da 350'ye ihtiyacı var - abd

trujillo - peru

times square - abd
"güneş, rüzgar, 350, hemen şimdi"
yazısının arkasında
galatasaray lisesi önünde
24 ekim 16:00'da
(hocam dünya alemin eylemini açık edip biz yeşilleri ıskalamak olmaz
işte bu da bizim galatasaray'da başkamış galata'da nihayete eren eylemimizden kareler
Kopenhag için; Harekete geçin)
serpil, gizem, dilaver, erdem (yeşil kafa), alper, buğra (soldan sağa benim tanıdıklarım)
serpil, gizem
gamze
buğra
hıdıre (erkek kardeşi hıdır 1,5 ya da 2 ay kadar önce barış manço vapuru ile boğaz keyfi yaparken bito'nun anneannesinin, "bak alper" diye bito'nun dayısına bir şey göstermek isterken çantası ile çarpması üzerine saat 23:30 sıralarında ortaköy açıklarında boğazın azgın sularına kapılmıştı, hıdıre de şekilde görüldüğü gibi kader kurbanı oldu, ışıncıım emanetlerine layıkı ile bakamadım, valla ne desen haklısın)
3.5.0 (tres cinco zero) - fred moll
350 için yapılan 350 şarkıdan biri
michael moore
abd vatandaşlarına yaptığı çağrı
vatandaş medyacılığı yapın
blog açın, tweeter, facebook kullanın, boş durmayın
guantamo'da pop müzik işkencesi
race against the machine "yaptığımız müziğin insanlık suçunda kullanılması
midemi bulandırıyor"
natalia estamirova
çeçenistan'daki korkunç olaylar
estamirova adına kurulan "anı" adındaki dernek
green light - favata fevata (rap şarkısı)
08.30'dan sonra gazetelere kavuşunca "buldumcuk" oldum, ömer abi
ee, dün maç vardı, memleketin en önemli meselesi
hürriyet grubu maç olduğunun ertesi günü dağıtımı geç yapıyor
saat 08.30, taksim ve gazetelere daha yeni kavuştuk, avi
"sizin hiç babanız öldü mü
benim bir kere öldü
kör oldum"(linkte şiiri okuyan kim bilemiyorum hocam ama allah için iyi okumuş) cemal süreya
şiiri , açılım kapsamında okuyan da r.t.e

sanatçılardan, magazin muhabirlerine ilanla kınama
home - brian chu
çince bir şarkı aslen
350 şarkılarıdan biri
350.org
177 - katılan ülke sayısı
1641 - yapılması planlanan eylem sayısı
torun, torba hep birlikte eylem yapıyoruz

ntv - taraf kapışması
(dün "tweeter"da cüneyt özdemir buna mukabil bir şeyler yazmış
ben de "o ne yaa" olmuştum)
taraf diyesiymiş ki "muhsin yazıcıoğlu'nu ntv 195 kez aradı
helikopter de o nedenle düştü"
çıngar burdan kopmuş
ruşen çakır ile mirgün cabas da geç ise eyvahlar olsun
ben pantalonu çıkartıp şortla gezmeye başlayacağım bundan sonra,avi
mirgün genç ama şimdi, tabi bana göre, ömer abi
e tabi abi, herşey perspektif meselesi, avi
artık bu atlatma haber değil
sıçratma haber, ömer abi
"eğlenceli" ! habercilik dönemi -maalesef- gene başladı, avi
we are demanding air play - the gallerist
350 parçalarından biri
Cuma - Alp Ulagay'la Spor
önce futbol
ardına fener - efes çatışmaları
futbol
uefa'da 2'de 2 (fener de aldı cimbom da)
şl'de ise bjk ilk puanını almanya'da wolfsburg'a karşı aldı
graffite, dzeko, misumoviç 3'lüsü - wolfsburg
fener - cimbom maçı
son 9 maçı alan fener
bu 9 maç için goller de durum 23'e 4 fener lehine
Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam - Buğday Ekibi
gürcistan toplantısı
ispanya toplantısı
brüksel
spring allianse girişimi (resmi site)
siteleri de var
europeon environment bureau (resmi site)
(avrupa çevre bürosu)
ismi zor bir gürcü halk şarkısı - fuat saka (linkte "eşoni" var hocam)

buğday ekoloji derneği başkanı viktor ananyas konuğumuz
biofach ekolojik ürünler fuarı
fuarın bu seneki sloganı
adil ticaret "fair trade"

adil ticaret modeli
şişli ekolojik halk pazarı
yeni ekolojik pazar kartal'da olacak
pazar günleri orda pazar kurulacak
buğday derneğinin pazarı da demeyeceğim artık
çiftçi pazarı diye adlandıracağım
Cuma Adlı Adamlar - Halil Turhanlı ve Ömer Madra / Yeraltından not(a)lar
büyük dönüşüm, karl polanyi


polanyi konferansı
19. yy uygarlığı çöktü sözü ile başlıyor "büyük dönüşüm"
everybodys gotta live - atrhur lee
(bu şarkı daha önce de çalındı diye hatırlıyorum ben hocam
polanyi, marx'ın aksine ezilen işçi sınıfı herşeyi düzeltecek fikrine
katılmıyor
bir insan aç biilaç ise bilinçlenip devrim yapar düşüncesinde değil o
konumuz karl polanyi
"büyük dönüşüm" kitabı
çeviren ayşe buğra
iletişim'den çıkmış
2. bir kitap
ayşe buğra ile kağan ağırtan'ın yaptığı derleme
çeviri azer kılıç
"21. yy'da karl polanyi'yi okumak
bir siyasal proje olarak piyasa ekonomisi"

consei european
avrupa ahengi
my everchanging moods
karşılıklık
yeniden dağıtım
ve değişim
Sinefil - Melis Behlil ve Yeşim Burul Seven / Sinemasever muhabbetleri
2dil1bavul (resmi site, fragman elbette var)
haftanın değil belki de senenin en önemli filmlerinden biri
orhan eskiköy - özgür doğan yönetmenleri

through the trees - low shoulder, jennifer bodies soundtrack
orhan eskiköy ve özgür doğan ile röportaj
2dil1bavul filminin yönetmenleri
antalya altın portakal film festivali
"kosmos" (fragman)
"bornova bornova" (fragman)


budapeşte film festivali
bad day to go to fishing
fipresci jurisinde idim ben de (melis ya da yeşim, hangisi hangisi daha
ayırd kıvamına gelemedim hocam)
reverse aldı fipresci ödülünü
------------
-------------------

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder