17 Ekim 2009 Cumartesi

Bugün Benim Doğum Günüm, Hem Sarhoşum Hem Yastayım

İyi bir gündü aslında evliya için

annesi ve kızkardeşinin doğum gününü hatırlamamasını saymaz isek
(hala da anımsamış değiller, çaktırma :) )

"ah be bito
sen dillensen, sözlensen, konuşlansan
dayını; iyi kiiiiii doğğğğğğdunnnnn daaaaaayııııı saldırılarından mahrum bırakır mıydın hiç
artık büyü de; insan ol, mutlu ol, özgür ol, başının dikine ama gönlünün paraleline gider ol be bito
hadi be bito
hadi
"









(tutamadım kendimi ve araya parça girdim, pardon, miss ...)

güzel bir gündü

12:30'da gidip Taksim Gezi Parkı'nda Yeşiller İklim Kampanyasının halka teşrifinde hazır bulundu



Onlar ile birlikte Cihangir Kahvesi'nde efkar dağıttı
Demli Çay ile hemi de
(ki geçen hafta sonu Bükreş'te idi evliya
ve orda çay na mümkün be kuyu
çay'ın kadrini kıymetini bir anladı ki evliya, sorma gitsin
)

onlardan ayrılınca sersem sepelek istiklal'a gider iken bir sahafın kitap tezgahının üzerine kıvrılmış uyuyan kediyi fotoğrafladı
onu seyretti
onu seyretmekle iktifa etmeyip okşamak isteyenlere ya kardeşim bırakın heyvanı uyusun, ne aliceleri, ne harikalar diyarına gönderiyordur o şimdi diye -içinden- kızdı



istiklal'de ilk voltası sırasında
yeşilçam sineması'nda "frozen river"ilanını
seanslardan birinin 14:15
saatin de 14:27 olduğunu gördü
sinemaya vınladı
"frozen river"ı seyretti



sinemadan çıkarken
gelecek filmlerin
"iki dil bir bavul"
ile
"uzak ihtimal"
olduğunu görüp
-içinden- amanınnn dedi



filmekimi başlamıştı o gün
ve fakat evliya bilet alma teşebbüsünde bile bulunmamıştı
bükreş'ti, vizeydi, konsolosluktu, kirkee'ydi, alina'ydı (exchange office), alinay'dı (irsa romanya) derken filmekimi biletleri kapanın elinde kalıyor trenini kaçırmıştı





sallana sallana emek sinemasına gitti
bir tane kitapçık aldı
(kitapçık gözünün önünde imiş ama o farkedemedi
camın arkasında oturan ilgili bayana "kitapçık" dediğinde
ilgili bayan gülümseyerek gözünün önünü gösterdi
evliya da gülümseyerek başı ile teşekkür etti
)

ayaküstü kitapçığı karıştırır iken bilet telaşında insanlar gördü
ardına bilet fazlam var telaşı içindeki bir insan ilk grubun telaşını söndürdü
onlar sinemaya koştururken
(16:00 seansı vardı filmekimi'nde ve saat o esna 16:05 idi
15 dk süren reklam kuşağı sonrası filme dişi (ya da erkek) sinek bile almamak festivalin kat-i ve dah-i kes-in kuralı idi
)
bir çift gördü evliya
çift derken ben diyeyim 20 sen de 19 yaşında terü taze genç insanlar
fazla biletleri vardı ve onu devir teslim etmek istiyorlardı
evliya'ya doğru yaklaştılar
"bilet ister misiniz?"
"şimdiki filme mi?"
"evet"
"öğrenci bileti mi peki o?"
genç kız bileti inceler
"8 tl imiş, evet, öğrenci bileti"
"2 tl bozuk var mı peki sizde"
genç oğlan
"evet, var"
o 2 tl çıkarırken, eviye 10 tl çıkartı
devir teslim
"film başlayacak, ya beni, başladı diye almazlar ise"
"o halde acele edin"

emek kapısından içeri girer evliya
bileti balkon kısmındadır
yukarı kata çıkar
vapura, halatları çözülürken yetişmiş gibi bir iç rahatlığı okunmaktadır yüzünde

ne iştir
bu sene filmekimi yalan oldu derken
daha ilk teşrifinde salondadır işte

film park chan wook'un "BAKJWI" sidir, "kan arzusu" yani, wook kendi vampir filmini çekmiştir



film sonrası artık akşamı üzerine giyinmiş istiklal'de önce karnını doyurur
peşine 129t durağında bir süre bekler
aslında emek'te diğer seanslarda peşpeşe evliya'nın gözüne daha önce kestirdiği 2 film (HUMPDAY ve LOOKING FOR ERIC) oynamaktadır ama evliya'nın pili de bir yere kadardır





hem sonra cihangir kahvesinde otururken gazeteden gördüğü ve o gün akşam 21:15'de tnt kanalında gösterilecek "Mighty Aphrodite" vardır. Filmi de evliya'nın pek sevdiği woody allen yönetmiştir

Otobüs ile eve pek tıngır giderken Beyoğlu Çikolatacısından kendine hediye aldığı çikolatayı tırtıklar

Eve ulaştığında "turşu nasıl yapılır" belgeselini örnekleri ile yaşamış bir insan halinde yatağına devrilir

Bilgisayarı açar
çok bayramlar göresin diyenlere
bilmukabele efendim
bilmukabele der

tnt kanalını bulur
film henüz başlamıştır
ışıkları kapatır
reklam arasında dolaptan bir efes kapar
kalan çikolatası ve efes ile demlenirken
woody ve onun kafasının içindekilere bir kez daha hayran olur



efes ve çikolata bittiğinde
her zamanki gibi serhoş seviyesine yükselmiştir
filmin de son düzlüğüne girilmiştir artık
sebat etmeli
finali izleyebilmelidir

reklamlarda uyuyup
filmde uyanma çalışmaları başlar
filmin sonunu o kafa ile hayal meyal izler
bilgisayarı kapatır
ve sızar kalır

sabah 07:45'te uyanır
niyeti hayli gecikmiş olan açık radyo günlüğü 22'ye son rötuşları da verip artık insanlığa armağan etmektir

ama hayat her zaman sürprizleri ile insanı şaşırtmaya devam etmektedir
ünsal hocası
onun 1993 - 1997 senelerindeki öğrenciliği dönemindeki iletişimin abc'si dersinin hocası "ünsal oskay"
hem de evliya'nın doğum gününde hayatını kaybetmiştir



nice senelere be evliya

anavarza

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder