6 Ekim 2009 Salı

Açık Radyo Redemption

Andy bakar ki hapishanede kütüphane namına 3, 5 gelişigüzel kitap 1,2 mecmua var, hepsi o
Kendi de ömür billah o dam içine yazgılı
Haftada bir ilgili kuruma şiir gibi el yazısı ile yazmaya başlar
Günlerden bir gün bir kaç koli kitap gönderir ilgili kurum şu deliyi başımızdan atalım düşüncesi ile zahir
Arkadaşları inanamazlar
İlgili kurum bir mahpusu kaale almış, tutmuş bir kaç koli kitap göndermiştir
Tebrik ederler Duphresne'i
O kendine kendine mırıldanmaktadır
"sadece 6 sene sürdü
sadece 6 sene
haftada 1 defa mektup yazdım
ve 6 sene içinde beni farkettiler
Bundan böyle haftada 2 mektup göndereceğim"



Dozens of parcel boxes litter the floor. WILEY, the duty
guard, picks through them. Hadley enters, trailed by Andy.

ANDY
What is all this?

HADLEY
You tell me, fuck-stick! They're
addressed to you, every damn one!

Wiley thrusts an envelope at Andy. Andy just stares at it.

WILEY
Well, take it.

Andy takes the envelope, pulls out a letter, reads:

ANDY
Dear Mr. Dufresne. In response to
your repeated inquiries, the State
Senate has allocated the enclosed
funds for your library project... "
(stunned, examines check)
This is two hundred dollars.

Wiley grins. Hadley glares at him. The grin vanishes.

ANDY
In addition, the Library District
has generously responded with a
charitable donation of used books
and sundries. We trust this will
fill your needs. We now consider
the matter closed. Please stop
sending us letters. Yours truly,
the State Comptroller's Office.

Andy gazes around at the boxes. The riches of the world lay at
his feet. His eyes mist with emotion at the sight.

HADLEY
I want all this cleared out before
the warden gets back, I shit you not.

Hadley exits. Andy touches the boxes like a love-struck man
touching a beautiful woman. Wiley grins.

WILEY
Good for you, Andy.

ANDY
Only took six years.

(beat)
From now on, I send two letters a
week instead of one.



anavarza bakar ki şunun şurasında 5 yıldır dinlediği radyosundan çıkan kelamların çoğu şu kubbede bir hoş sada bırakıp silinip gidiyor

önceleri saçma abuk yerlere notlar almaya başlar bi ara okurum diye (ama okumaz)
sonra defter tutmaya başlar kendi yazdığımı bir gün elbet sökerim diye (ama sökemez)
peşine tıkır tıkır bilgisayara notlar almaya, onları evde tasniflemeye, o tasnifleri istiflemeye başlar bir gün gelir ayıklarım diye (ama ayıklamaz)

ucundan kıyısından blog yazmaya başlar
önceleri sürdüremez sanır, üşenir sanır, tıkanır sanır ve kimselere bildirmez bir blogu olduğunu
açık radyo günlerini yazmak geçirir içinden
bilir ki açık radyo aslında açık hava üniversitesidir
yazılısı, sözlüsü, vizesi, finali olmayan
hayal-i cihan değer bir ilim ve irfan yuvasıdır şu kaç yıldır duyup dinlediği
içi elvermemektedir sözün uçmasına, uçup gitmesine
kendi alfabesinden yamalı bohça bir sicim diker
sicimin ucunu gider açık radyocuların sözlerine ekler
açık radyo günlüğü nam bir uçurtma havalandırır her hafta sanal aleme

ve bir gün
ilgili kurum
bizi bir izleyen var a dostlar der
onun kendi başına uçurduğunu sandığı uçurtması
Cümle aleme ilan olunur




Bir Açık Radyo Günlüğü
05/10/2009

Dinleyicimiz Alper Tolga “sakatsaksaan” adlı blogunda bir Açık Radyo günlüğü yazıyor.



Açık Radyo’nun sürekli ve dikkatli bir dinleyicisi olan Alper Tolga’dan pek birşey kaçmıyor. Günü gününe, neredeyse eksiksiz bir Açık Radyo izdüşümü. Güzel fotoğraflar, bazen kişisel yorumlarla. Bazen biz bile dönüp bakıp faydalanıyoruz, ne demişiz diye.



Yani, Alper Tolga’nın gözü üzerimizde, dikkatli olmamız lazım.



Şimdi bizim senaryoda şöyle mi gelişecek yani hocam

anavarza
"Only took 21 weeks. From now on, I send two letters a week instead of one."

Atalarımıza danışalım o zaman, ne diyorlardı bu durum için kendileri

Yandı gülüm keten helva

anavarza

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder