22 Kasım 2009 Pazar

Şehre Giden Yol (5 kasım 2009)



www.acikradyo.com

HER PERŞEMBE
13:05 - 14:00



Şehre Giden Yol - Mustafa Şenocak / Bir İstanbul programı

şu anda keyifli bir istanbul havası var
bu hafta sinema keyfi yaptıracağım sizlere

geçen haftadan kalan bir düzelti
fener - cimbom değilmiş tek kupayı paylaşan
serdar mehmetoğlu, ntv tarih'ten
5 ortadan 2ye ayrılıp paylaştırılmış kupa bilgisini yollamış

2ye bölünmüş kupalar
1957 trabzon idman ocağı - hava gücü

1973 özel turnuva finali
galatasaray - göztepe
maçı 3 - 2 alan galatasaraylılar maçın göztepe'nin hakkı olduğunu söylerler
hakemin kötü yönetiminin onları galip getirdiğini ifade ederler
ve kupayı göztepe'ye vermeyi teklif ederler
göztepe yöneticileri de "o halde kupayı 2ye bölelim" derler
kupa 2ye bölünür ve iki kulübün müzesindeki özel yerini alır
(allaım ya, ne ulan bu
oğlum, tutmayın beni
"ağlamak istiyorum sayın seyirciler"
galatasaray türkiye'dir demişti ya adnan polat
ben onu öyle ifade etmiyorum hocam
ben diyorum ki
"önce allah, sonra cimbom"
)



basketbolda paylaşılan kupalar
1955 basketbol şampiyonası
galatasaray - modaspor

1959'da özel bir turnuva
gençlerbirliği - ankaragücü arasında yaşanamış

bilgilendirme için
hem ntvspor hem de serdar mehmetoğlu'na teşekkürler

gelelim sinema konusuna

devasa salonlar
1500 kişilik olanlar bile vardır
bazıları balkonlu idi
parter, giriş kısmı
balkon
üst balkon, paradi ya da 2. balkon

bu paradi ismi tuhaf
fransızcada "paradi" cennet anlamına geldiğine göre
insanın aklına başka şeyler de gelmiyor değil hani


ilk 5,6 sıra koltuklar birinci diye adlandırılırdı ve nispeten daha ucuzdu

internet yoktu ve tek çare sinemaya gidip bilet almaktı

karaborsacılar
"şimdi için, şimdi için" diye sattıkları biletler
bazı sinema işletmecilerinin de karaborsacılar ile işbirliği söylentisi
vardı

biletçi bayanlar
"mümkünse yerim sıra başı olsun" lafı

fuaye'deki kantin'den gazoz tedariki
sinalko kola
afri kola
grape fruites
ya da
alasko ve frigo
ve patlamış mısır yerine geçen
"koko" adlı hidistan cevizi özlü ve 70'lerde 2,5 lira olan çok pahalı
yiyecek
(alaska, frigo zamanları bana da ulaştı hocam
80'ler oluyor benim dönemimde
)








yer göstericiler

çalan 3 gong ile "film başlıyor" anonsu

motokuryeler, 30 - 40 sene önce
film makarasının bir sinemadan diğerine
15 - 20 dkda (o zamanlar yollar boştu) taşınması
fazla film kopyası bulunmazdı çünki

ilk makara bitinceye kadar makinistlere çöken rahatlık
film koparsa, ses giderse, izleyenlerin "ıslık" çalması, "makinist" diye
seslenmesi

o dönem sinemaları

istanbul, beyoğlundaki sinemaları ile bütünleşmiştir
bu konuya eğilmiş idik
şimdi şişli - taksim arası sinemalara göz atalım

inci sineması
o arazi yanılmıyorsan bir ermeni vakfına ait idi
manifaturacılar vardı o muhitte
çorap örenler, çorap pahalı olduğu için naylon çorap örücüleri vardı o dönemler

sadece türk filmi oynatan sinemalar
sadece yabancı film oynatanlar

inci sineması da sadece türk filmi oynatırlardı
rahmetli dedem ile gittiğim "turist ömer" filmini hatırlarım





en son gittiğim "inci" filmi ise metin erksan'ın "şeytan" filmi (linkte filmden bir sahne var hocam)
sene 1975




sosyalist sosyal birlik toplantılarının mekanı olmuş 80 sonrası inci sineması
mehmet ali aybar
yalçın küçüklü toplantılara ev sahipliği yapmış




28 nisan 1991 14:00
pangaltı inci sineması
volvox grubunun ilk konserini verdiği yer
konseri pentagram grubu ile birlikte vermişler
volvox grubu günümüz kadın rock sanatçılaırının seslerini ilk duyurduğu grup olarak bilinir
şebnem ferah ve özlem tekin gibi rock sanatçılarının
(hocam ben o zamanlar ben tam bir "blue jean" dergisi manyağı idim
bu "volvox"un bir fotoğrafını da hayal meyal hatırlıyor gibiyim dergiden
)






tan sineması
2. sınıf yabancı filmler oynatılırdı bu sinemada
b movie
japon filmleri
salonda fareler gezdiğine bile şahit olmuştuk biz

site sineması
60'ların 70'lerin site sinemasının şimdiki aynı isimli sinema ile bir ilgisi yok
tüm şişli'nin övündüğü bir sinema idi "site"

selim ileri'nin yazdığına göre
site sineması'nın açılış filmi
"sayanora" imiş




"denizler altında 20bin fersah"
benim site sineması ile tanıştığım film idi
1960'lar




___________________ jules verne ___________________

site sinemasının özelliiği yer altında olmaması idi
diğer sinemalarda yer altında iken
site sinemasında pasaja girip bir kat yukarı çıkardınız

"düş şatoları" burçak evren




cumartesi sinema aktivitileri

site pasajı
pasajdaki çayhane
mis düğün salonu

çatı müzikhol, ilham gencer



ilham gencer'in şöhret olmadan önce çatı müzikhol'de sahne almış oldğunu belirttiği sanatçılar

cahit oben, mavi ışıklar, kamuran akkor





ajda pekkan, cem karaca, emel sayın






erol büyükburç, tülay german, füsun önal





ertan anapa, ayten alpman gibi sanatçıların




"bak bir varmış bir yokmuş eski günlerde" şarkısını da
fecri ebcioğlu ile birlikte çatı'da yapmıştık der ayrıca ilham gencer



site tiyatrosu
1960 - 61
yıldız ve müşfik kenter'in açtığı tiyatro
muhsin ertuğrul ve muammer karaca'nın da desteği ile açmışlardı tiyatroyu
tiyatro'nun bir diğer özelliği ise
oturma yerlerinin kent, kasaba, sayfiye adlarını taşıması imiş






tiyatro kadrosu
çiğdem selışık, çolpan ilhan, ekim kardam gibi isimler bulunmakta idi
1961 sonrası ise tiyatro "kent oyuncuları" adı ile çalışmalarına devam etti
(aynı yer ise bahsedilen, ben orada yıldız kenter'in "hep aşk vardı"sını izlemiştim hocam)



cahide sonku, cahit ırgat da aynı tiyatroda oynamış idiler
ama onların şöhretlerinin tükenmekte olduğu dönemlere denk geliyordu o yıllar




1970 sonları
video salgını ve sinemaların bundan etkilenmesi
büyük salonların küçültülmesi

site sineması 1995 sonbaharında yandı
eski filmlerin afişleri o yangından kalan bölümlerde bir süre göründü
bu filmlerden birisi de "braveheart" idi (fragman)
(vayy be, ben "braveheart"ı 2o'den fazla kez hepsi de farklı sinemalarda olmak üzere izlemişimdir hocam
hatta bir zamanların caanım kütüphanesi "british council"den "william wallace"ın hayatı üzerine kitaplar da edinmiş ve bakınmışlığım da vardır
william ve sevdiği "murron"
filmi ilk kez beyoğlu lale'de izlemiştim hocam
ingiliz derebeyi'nin murron'ın boğazını kestiği sahnede
sinema koltuğumdan ayağa fırlamıştım isyan ile
allahtan ses mes çıkarmadan sinemada bir film izlemekte olduğumun farkına vardımda geri koltuğuma kurulabildim
)







bir antrakt verelim
tatyos efendinin uşak şarkısı



bu akşam gün batarken gel - tatyos efendi

şan sineması
gökhan akçura'nın yazısınndan temelde faydalandım
elmadağ'da idi şan sineması

19. yy başlarında bu bölge nerdeyse bomboş
1560'tan önce varolduğu bilinen bir pangaltı ermeni mezarlığı vardı bölgede
1800'lerde istanbul'u kasıp kavuran veba salgını
aynı dönemde ermeni cemaati bu bölgeden 20 dönümlük bir arazi satın alıyor
ve ahşap bir hastane insşa ediyorlar
1837'de tamamlanan surp ermeni agop hastanesi

müteşebbis onnik nazar
turgut demirağ ile anlaşması
1953'de açılan "şan" sineması

powder room, makyaj tazeleme odaları

5 ekim 1985
"hoffman'ın sihirli masalları" filmi ile açılış yapar şan sineması

zati sungur revüsü (linkte gökhan akçura'nın "şan sineması" yazısı var hocam)
paris "nice" revüsü

ist belediye konservatuarı konserleri
münir nurettin selçuk yönetiminde konserler
klasik batı müziği konserleri



a kiss to build a dream on - louis armstorng

şan sinemasında egemen bostancı dönemi
lisa tuna'nın tanıklığı



1978 yılı
brasil tropical topluluğu ile ajda pekkan turnesi
örsan öymen'in müzikaller önerisi




"yedi kocalı hürmüz" provaları
açık hava tiyatrosu'nda sahnelenmesi ilk kez
kışın kapalı mekan bakınırken "şan sineması" düşünüldü
sinemayı elinde tutan onnik nazar ile yapılan anlaşma
tiyatronun 25mio liraya yenilenmesi
uluslararası sanat gösterileri a.ş
mimar yılmaz sanlı

4 kasım 1980
şan müzikhol oldu adı
gündüzleri sinema geceleri müzikol olarak faaliyet gösterdi kısa bir süre
sonradan tamamen uluslararası gösterilerin sahnelendiği bir müzikhole dönüştü

şan müzikhol'de gerçekleşen bazı müzikaller
yedi kocalı hürmüz
merhaba müzik (gökhan akçura'nın radikaldeki yazısı var hocam linkte gene, mustafa abi o yazıdan yararlandı sanırım bu program için)
hisseli harikalar kumpanyası
sait hopsait müzikal kahkaha
ve 10 yıl geçti sezen aksu aile gazinosu
hababam sınıfı müzikali
neşe-i muhabbet
şen sazın bülbülleri
bizim şarkılarımız, nükhet duru - timur selçuk ikilisi
artis mektebi
bin yıl önce bin yıl sonra




1986 yılında egemen bostancı öldü
egemen bostancı kültür merkezi adını aldı mekan
sergilenen son oyun
ferhan şensoy ve ortaoyuncularının sahnelediği
muzır müzikal oldu



7 şubat 1987
76. muzır müzikal gösterisinde
şüpheli bir yangın sonrası müzikhol tamamı ile yandı
elektirk kontağı dendi ama tüm bulgular bir sabotaja işaret ediyordu
o günden beri de şan sineması bir harabe halini muhafaza ediyor

şişli - taksim hattındaki diğer sinemalar
as sineması
gazi sineması
kent sineması

konak sinemasını da önümüzdeki hafta anlatacağım

"düş şatoları" burçak evren
bu kitaptan bir kaç hoş anı da aktaracağım haftaya

974 eser numaralı eseri
hubschord konçertosu
adajecio bölümü
ama hubbschcord ile değil gitarla yorumlanacak

hubbschord, 974 - bach

(bu habşkord nedir anlamadım hocam
yazlımını da böyledir diye attım kafadan ama
bir veri bulamadım nette
)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder