19 Ocak 2009 Pazartesi

vur / yağmala / yeniden 4. gösteri

beyoğlunda yeni bir fevr-i alem, dotbilsar

karaköy'den tünel'e tünel ile çık

yap sol hemen bir sağ ilk soldaki merdivenlerden in, (iken) virane yapının üst katında dikizci üçüz kediler, "n'aber lan" dendiğinde pencereden sarkmalar, şirinler şirineler

bunun bir de dönüşü var yanlış gidiyor isek diyen sistre, a bak karşıda imiş diyen de o dotbilsar'ı işaret edip

ittir kapıyı, "e, şey biz, açık radyo'dan, şey yani", a ne demek gülümsemesi, dükkan sizin buyur etmesi, merdivenler, aklıma caanım marm ünv iletişm fakltsi nişntş kamp merdivenlerinin gelmesi

lan oğlum lan burda sen ben insandan misli o bu sanatçı taifesi var ulan, nereye dönsen ben bu kişiyi nerden çıkartamıyorum ah be ah dilimin ucundaki karper peynirleri

ya bırakalım işte kızım montları bir şey olmaz korkma sanatın güvenli ellerindeyiz iç rehaveti

yoksa burda mı oynayacak lan bunlar, masanın üzerlerinde filan, dot bu belli olmaz, yapar mı yapar

kapılar açıldı hareketlenmeler başladı, yüksekkaldırımda güpegündüz değnek ile pek nasuh mahruki dağcılık emareleri, yetti hemen dot ekibi "yardım ister misiniz?", pek thank you, ben hallederim, değirmende ağartmadık biz bu sakalı gülümsemesi olmadan da olur mu sayın abim

o kaldırımı aştık da bu basamağı nasıl etsek klimanjarosunda gene bir dost sesi farklı bir dot dostundan "yardım edebilir miyim size?", çok sağolun sanırım hallettim

peşpeşe 3 kısa oyun, bu oyunlar "vur / yağmala / yeniden"in 4. epizodu mu desem, dördüncü 3lemesi mi desem, ne desem

3 kısa oyun; "tahammülsüzlük (intolerance), "aşık kadınlar (women in love)" ve "mikado (the mikado)

her oyundan akılda kalan ve dahi akıl fikir defteri kebire not düşülen 3 kelam

tahammülsüzlük: "ben bu ağrının kölesiyim"

aşık kadınlar: "sevmemelisin, acıtır"

mikado: "onlar belkide ağaçlardan böğürtlen koparan son çocuklar olacak" / "neden?" / "küresel ısınma" / "hmm . . ."

sktsksaan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder