15 Mayıs 2009 Cuma

Bir Garip Orhan Veli - Müşfik Kenter



Macera

Küçüktüm,küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Bir üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.

Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.

Büyüdüm işsiz kaldım, aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim insanların içine,
İnsanları gördüm.

Ne yardan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama
Bırakmıyor son gördüğüm,
Bırakmıyor geçim derdi.

Oymuş, diyorum, zavallı şairin
Görüp göreceği...



Mahallemdeki Akşamlar için

kımıldanır mahallemin daralan ruhu
basma perdelerimde gün batarken.
atıp saatler süren uykusunu
odama uzanır akasyam penceremden.

kırmızı uzak damlarda bir serinleme,
uyanır gündüz uykusundan evler,
kapılarda işleri ellerinde
kadınlar giyinip kocalarını bekler.

iyi insanların ruhudur yakınlaşır,
takunya sesleri gelir evlerden,
yalnız bu dem rahat bir dünya taşır
bin mihnet dolu kafasında yorgun beden.

her şeyin geliş saatidir akşam
mahallede ömürler akşamüstü başlar;
hepsi burda buluşmaya gelir akşam,
başka dünyalar, ayaklar, başlar...


Tenezzüh

Böyle gece yarısından sonra
Ne diye ışık yanar bu dağ evinde?
Ne yaparlar acaba içerdekiler?
Konuşurlar mı, tombala mı oynarlar?
Belki o, belki bu...

Konuşurlarsa ne konuşurlar?
Muharebeden mi, vergilerden mi?
Belki de hiçbir şey yapmazlar
Çocuklar uyumuştur
Efendi gazete okur

Ayali dikiş dikmektedir
Onu da yapmazlar belki de
Kimbilir
Belki de yazılmaz
Ne yaptıkları


Kuşlar Yalan Söyler

İnanma, ceketim, inanma
Kuşların söylediklerine;
Benim mahrem-i esrarım sensin.

İnanma, kuşlar bu yalanı
Her bahar söyler.
İnanma, ceketim, inanma!

Şiirler: Orhan VELİ




Sakal

hanginiz bilir benim kadar
karpuzdan fener yapmasını
sedefli hançerler üstüne gül cemal resmi çizmesini
beyit düzmesini
mektup yazmasını
yatmasını,kalkmasını
bunca yılın halimesini hanginiz bilir benim kadar memnun etmesini
e, değirtmende ağartmadık biz bu sakalı


Şiir: Orhan VELİ






Vatan için

Neler yapmadık şu vatan için
Kimimiz öldük
Kimimiz nutuk söyledik


Tereyağı

Hitler amca, bir gün de bize buyur
kakülünle bıyıklarını
anneme göstereyim
karşılık olarak ben de sana
mutfaktaki dolaptan aşırıp
tereyağı veririm
askerlerine yedirirsin

Hitler, kendini edebiyata verecek


Gangster

Şiir yazdım bunca senedir,
Ne buldum?
Eşkiyalık edeceğim bundan sonra.

Haberi olsun yol kesenlerin:
İş yok artık kendilerine
Dağ başlarında.

Mademki ekmeklerini alıyorum
Ellerinden,
Buyursunlar onlar da benim yerime.
Munhal var edebiyat aleminde.


Harbe Giden

Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön;
Dudaklarında deniz kokusu,
Kirpiklerinde tuz;
Harbe giden sarı saçlı çocuk!


Anlatamıyorum (Moro Romantico)

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.


Pazar Akşamları

Şimdi kılıksızım, fakat
Borçlarımı ödedikten sonra
İhtimal bir kat da yeni esvabım olacak
Ve ihtimal sen
Yine beni sevmeyeceksin.
Bununla beraber pazar akşamları
Sizin mahalleden geçerken,
Süslenmiş olarak,
Zannediyor musun ki ben de sana
Şimdiki kadar kıymet vereceğim?


Sol Elim

Sarhoş oldum da
Seni hatırladım yine;
Sol elim,
Acemi elim,
Zavallı elim!

Şiirler: Orhan VELİ


2. Uluslararası İstanbul Şiir Festivali kapsamında Müşfik Kenter'in "Bir Garip Orhan Veli" oyununu sahnelediği Muammer Karaca Tiyatrosundan enstantaneler . . .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder