17 Mayıs 2009 Pazar
Bitingen ile Şiirler
ADANA
Yatmadığım bir oda,
Kokusunu bilmediğim bir çiçek,
Gitmediğim bir dağ,
Yorgun uzanmadığım kumsal,
Ağlayan bir karga
İnleyen bir taş.
Güzeli güzel yapan sevmek
Adana: At arabaları, bisikletler, kamyonlar
---------------------
Şiir : Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
ZAMAN
Ömür boyu tarayıp ördüğüm şu zamanı,
------------------------
Şiir : Metin ALTIOK
PAS
Ay ışığında. Bir geceydi
Saksıya sığmıyordu çiçek,
Yel desen, deliceydi
Baykuş. Ağacın dili olsaydı
Otun dili, bahçede
Benim dilim pas içindeydi
Sarmaşık. Ah bilsen, neceydi
Konuşsa konuşsa konuşsa
Birden, Türkçeydi
Çocuğun adı. Yağmurlu kurşuni
Her şey gibi, eskidikçe
Zamanın içinde ta derinceydi
Anımsa. Bir geceydi
Ölüyü tutup tutup tutup
Toprağa indirinceydi
Benim dilim pas içindeydi
18.2.1990
Şiir: Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
"Memleketimden İnsan Manzaraları"ndan
Atlantiğin dibinde upuzun yatıyorum efendim,
...............................Atlantiğin dibinde
.......................................dirseğime dayanmış.
Bakıyorum yukarıya:
bir denizaltı gemisi görüyorum,
yukarda, çok yukarda, başımın üzerinde,
yüzüyor elli metre derinde,
balık gibi efendim,
----------
Şiir: Nazım HİKMET
Hürriyete Doğru
Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında.
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin ırıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları teller, duvaklar, donanmalar mı?
Heeey!
Ne duruyorsun be,
--------
Şiir: Orhan VELİ
Lidi Vanna
kaç kere beraberce yazmışız şiirlerimi,
kaç kere mavi dumandan avuçlarına onun
..........................koymuşum yanan başımı.
Sanmıyorum kötülük edeceğini bana.
Ama ilminize hürmeten
............ve güzel hatırınız için Lidi Vanna
............peki, terkedeyim tütünü:
.....................mapushane yoldaşımı.
Peki Lidi Vanna, kafayı çekmeyeyim.
ne şarap , ne votka , ne rakı,
...............hatta yılbaşı gecesi,
...............bayramlarda hatta,
...............hatta Kosti'nin doğumgünü.
zaten evet,
.......en kolayı bu ,
kırk yıl içmesem aklıma gelmez meret.
Peki, saat on dedi mi,
yatrayım yatağa hasta kalbimi.
çocuklarla, kuşlarla beraber.
Halbuki, mesela, geç vakit , geceleyin,
..................kışın hele,
rahatsız etmeden
..............büyük uykudaki insanı,
usulcacık geçip Kızıl Meydan'ı
dolaşmıya bayılırım
..............rıhtımında Moskova nehrinin,
yahut da sabahlamıya, Lidi Vanna,
.................usta bir kitabın aydınlığında.
Peki, en azından altı ay daha
yarin dudağından uzak durayım.
Zaten, ayrılık var arada.
Anlıyorum, Lidi Vanna , yoldaşım,
yüksek emirlerinize riayet gerek,
yoksa, üçüncü bir enfarkt,
ve el bombası gibi patlayıp dağılabilir yürek.
Anlıyorum.
Fakat,
"Sevinç,
.....öfke,
.......keder,
tütünden de, diyorsunuz,
uykusuzluktan da beter."
İyi ama doktorcuğum, mesela,
nasıl sevinmem dolu dizgin
gördükçe ben (......)
........burda (.......) elle tutulur hale geldiğini,
----------------
Şiir : Nazım HİKMET
Hançerin Sapı
---------
Elimden tutmuş
Sevecen gençliğim,
Buzdan bir yolda
Düşe kalka
Yürümeyi öğretiyor
Yeniden bana
Geçmiş deyince
Sen geliyorsun aklıma.
Sahi sen yaşadın mı;
Var mıydın acaba?
Yaşadık mı seninle
Aynı zaman parçasında?
Ama ellerin aklımda.
İri gözlerin,
Sıcaklığın geceler boyu
Ve aklığın aklımda.
Senin ağzın tarçın kokardı,
Benimki karanfil.
Birbirine karışırdı
Soluklarımız.
Tek başınayız şimdi ikimiz.
Bende karanfil,
Sende tarçın kokusu
Yapayalnız, kimsesiz.
Ben seni yalansız
Bahar gibi sevdim.
Sevgi adınaydı
Milis beraberliğimiz.
Sabahtan akşama
Günü tarar örerdik
Ve kedileri
İkimiz de çok severdik.
İkimiz de yıldız düşkünü;
Bakmaya doyamazdık
Gökyüzüne.
Koynunda terli ferman
Bir atlı geçerdi
Samanyolundan,
Kimsenin görmediği
Kibrit çakımı bir an.
----------------
Şiir: Metin ALTIOK
Gerçeğin Öteyakası
Sevda Üzre
1.
Yıldızlı bir gece, ay da vardı;
Sen gülümseyince,
Yüreğimde bir balık oynadı.
6.
Soğan kadar şirin sözlerin var;
Sohbetimizde vazgeçilmez yerin.
Daha da tatlanacaklar tuzla ovulsalar.
11.
Saçlarımı taradım, toparladım ortalığı;
Çay demledim senin için,
İçimde bir terminal kalabalığı.
14.
Sen sofra bezini sevgiyle sererdin.
O zamanlar su azizdi, ekmek bereketli,
Ben daha gençtim.
Şiirler: Metin ALTIOK
Nasıl da Eskimiştir
Başa dönelim biraz da,
Hep başa döneriz;
Belki bir çay bardağına,
Sıcaklığa, tutuşa, dokunmaya.
Ne güzel anımsarız geçmişi,
Kendi yalanımızla.
Uysal bir geçmiştir,
İyi şeyler kalmıştır aklımızda.
Unutmak bizim bildiğimiz iştir.
İri gözlerin senin
Bütün iyiliğiyle,
Bizi hep nasıl izlemiştir.
Geçmiştir, bugün de geçer
Zamanla güzelleşir.
Geçmişle bugün arasında
Tek bildiğim kendimdir.
Ve kendim, belki hiç bilmediğim,
Nasıl da eskimiştir.
Başa dönelim biraz da,
Örneğin çatlak bir nara.
Eski bir aşka dönelim,
Bir aşkın kanayan anısına,
Ki yıldız dolsun
Apansız karanlığımıza.
Şiir: Metin ALTIOK
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder